Tarih Podcast'leri

10 Ağustos 1942

10 Ağustos 1942


We are searching data for your request:

Forums and discussions:
Manuals and reference books:
Data from registers:
Wait the end of the search in all databases.
Upon completion, a link will appear to access the found materials.

10 Ağustos 1942

Ağustos

1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031

Doğu Cephesi

Alman Ordusu A Grubu, Maykop petrol sahasına ulaştı.

Hindistan

Ghandi'nin tutuklanmasının ardından Bombay ve Delhi'de isyan çıktı



Malta'ya hayati erzak sağlama mücadelesi, Britanya'nın Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın sınırlarını zorlayacaktı.

Pedestal Malta konvoyu sırasında VICTORIOUS uçak gemisinden HMS INDOMITABLE.


10 Ağustos 1942 - Tarih

JAPONYA TESLİM
(10-15 Ağustos 1945)
Olaylar > Atom Çağının Şafağı, 1945

  • Savaş Son Aşamasına Giriyor, 1945
  • Bombanın Nasıl Kullanılacağı Üzerine Tartışma, 1945 Baharı Sonu
  • Trinity Testi, 16 Temmuz 1945
  • Güvenlik ve Trinity Testi, Temmuz 1945
  • Trinity'nin Değerlendirmeleri, Temmuz 1945
  • Potsdam ve Bombalama Nihai Kararı, Temmuz 1945
  • Hiroşima'nın Atom Bombası, 6 Ağustos 1945
  • Nagazaki'nin Atom Bombası, 9 Ağustos 1945
  • Japonya Teslim Oldu, 10-15 Ağustos 1945
  • Manhattan Projesi ve İkinci Dünya Savaşı, 1939-1945

Atomik saldırılardan önce Hiroşima ve NagazakiJapon hükümeti içinde savaşı sona erdirmenin bir yolunu bulmaya çalışan unsurlar vardı. Haziran ve Temmuz 1945'te Japonya, müzakerelerde aracı olarak hizmet etmek için Sovyetler Birliği'nin yardımını almaya çalıştı. Amerika Birleşik Devletleri ile barış görüşmeleri hakkında doğrudan bir iletişim olmadı, ancak Amerikalı liderler bu manevraları biliyorlardı çünkü Amerika Birleşik Devletleri uzun zamandır birçok Japon iç diplomatik iletişimini ele geçirip deşifre ediyordu. Bu müdahalelerden Amerika Birleşik Devletleri, Japon hükümeti içindeki bazı kişilerin tamamen teslim olmayı savunduğunu öğrendi. Yurtdışındaki birkaç diplomat, tam da bunu teşvik etmek için evlerine telgraf çekti.

Bu diplomatların Tokyo'dan aldıkları cevaplardan Amerika Birleşik Devletleri, Japonya'nın kabul edeceği herhangi bir şeyin teslim olmaktan çok, çeşitli koşulları içeren "müzakere edilmiş bir barış" olmayacağını öğrendi. Bu koşullar, muhtemelen, en azından, Japon ana adalarının yabancı güçler tarafından işgal edilmemesini ve hatta Japonya'nın Doğu Asya'daki savaş zamanı fetihlerinin bir kısmını elinde tutmasına izin vermesini gerektirecektir. Japon hükümeti içindeki birçok kişi, herhangi bir tavizi tartışmak konusunda son derece isteksizdi; bu, onlar için "müzakere edilmiş bir barışın", Müttefiklerin Japonya'ya saldırmayı bırakmaya karar verdikleri bir ateşkesten biraz daha fazlası anlamına geleceği anlamına gelirdi. Japonların Çin'e karşı on iki yıllık askeri saldırısından ve Amerika Birleşik Devletleri ile (Pearl Harbor'a yapılan sürpriz saldırıyla başlayan) üç buçuk yıldan fazla süren savaştan sonra, Amerikan liderleri tam bir Japon teslimiyetinden daha azını kabul etmekte isteksizdiler.

Bunun olası bir istisnası, imparatorun kendisinin kişisel statüsüydü. Müttefikler uzun zamandır alenen "koşulsuz teslimiyet" talep etseler de, özel olarak imparatorun savaş davalarından muaf tutulması ve törensel devlet başkanı olarak kalmasına izin verilmesi konusunda bazı tartışmalar vardı. Sonunda, Potsdam, Müttefikler (sağda) hem "havuç hem de sopa" ile gittiler, Tokyo'da barışı savunanları Japonya'nın sonunda kendi hükümetini kurmasına izin verilirken, bu güvenceleri belirsiz uyarılarla birleştirirken cesaretlendirmeye çalıştılar. ve Japonya hemen teslim olmazsa" mutlak yıkım. Muhtemelen törensel devlet başkanı olarak kalan imparatordan açıkça söz edilmedi. Japonya, Potsdam Deklarasyonunu alenen reddetti ve 25 Temmuz 1945'te, Başkan Harry S. Truman verilmiş atom saldırılarını başlatma emri Japonya'da mümkün olan en kısa sürede.

6 Ağustos 1945'te Hiroşima'nın bombalanmasının ardından (solda), Japon hükümeti bundan sonra ne yapacağını düşünmek için bir araya geldi. İmparator Haziran ayından beri Japonya'nın savaşı sona erdirmek için bir yol bulması için ısrar ediyordu, ancak Japon Savaş Bakanı ve hem Ordu hem de Donanma başkanları, Japonya'nın Sovyetler Birliği aracılığıyla tahkimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini beklemesi ve görmesi gerektiği konusunda pozisyonlarını korudu. yine de teslim olmaktan daha az bir şey üretir. Askeri liderler ayrıca, Japonya'nın kara işgali başlayana kadar dayanabilirlerse, Müttefiklere o kadar çok kayıp verebileceklerini ve Japonya'nın hala bir tür müzakere anlaşması kazanabileceğini umuyordu. Ardından, 8 Ağustos 1945'te Sovyetlerin Japonya'ya savaş ilan ettiği haberlerinin neredeyse aynı anda gelmesi ve ertesi gün Nagazaki'ye atom bombası atılması geldi. 9-10 Ağustos gecesi başka bir İmparatorluk Konseyi toplandı ve bu sefer teslim olma konusundaki oylama 3'e 3'lük bir eşitlikti. Bir nesilde ilk kez, imparator (sağda) normalde sadece törensel rolünden uzaklaştı ve kişisel olarak bağı bozarak Japonya'ya teslim olmasını emretti. 10 Ağustos 1945'te Japonya, imparatorun nominal devlet başkanı olarak kalmasına izin verilmesinin tek şartı olan Müttefiklere teslim olmayı teklif etti.

Bu müzakereler devam ederken bile, ek nükleer silahların kullanımına yönelik planlamalar devam etti. 10 Ağustos'ta, leslie koruları Savaş Departmanına bir sonraki bombanın, başka bir bombanın plütonyum patlama silahı, "17 veya 18 Ağustos'tan sonraki ilk uygun havada teslimata hazır" olacaktır. Hiroşima ve Nagazaki'nin yok edilmesinin ardından, orijinal listeden yalnızca iki hedef kaldı: Kokura Arsenal ve Niigata şehri. Bu nedenle Groves, hedef listesine ek hedeflerin eklenmesini istedi. Yardımcısı General Kenneth Nichols, Tokyo'yu önerdi. Ancak Truman, teslim müzakereleri devam ederken atom saldırılarının derhal durdurulmasını emretti. Ticaret Bakanı Henry Wallace'ın günlüğüne kaydettiği gibi, Truman "bütün bu çocukları" öldürme fikrinden hoşlanmadığını belirtti.

12 Ağustos'ta Amerika Birleşik Devletleri, Japonların teslim olmasını kabul edeceğini açıkladı ve yaptığı açıklamada, imparatorun yalnızca törensel bir kapasitede kalabileceğini açıkça belirtti. Japon hükümeti içinde Amerikan şartlarını kabul edip etmemek ya da savaşmak konusunda hararetli tartışmalar yaşandı. Bu arada, Amerikan liderleri sabırsızlanıyordu ve 13 Ağustos'ta Japonya'ya geleneksel hava saldırıları yeniden başladı. Liderleri ertelerken binlerce Japon sivil öldü. Japon halkı teslim müzakerelerini ilk kez 14 Ağustos'ta B-29'ların Tokyo'ya 12 Ağustos tarihli Amerikan cevabının tercüme edilmiş kopyalarını içeren binlerce broşür yağdırdığında öğrendi. O günün ilerleyen saatlerinde imparator kabinesini başka bir toplantıya çağırdı "Halkımın daha fazla acı çekmesine izin verme düşüncesine dayanamam" diyerek, savaş sona ermezse "bütün ulus kül olur" diyerek Müttefiklerin şartlarını derhal kabul etmeleri talimatını verdi.

Şimdi geriye kalan tek soru, Japonya'nın askeri liderlerinin imparatorun teslim olmasına izin verip vermeyeceğiydi. Japon ordusunda imparatora sadakat mutlaktı, ancak teslim olmayı reddetmek de öyleydi ve şimdi ikisi çatıştığında, açık isyan olası bir sonuçtu. İmparator, ertesi gün Japon radyosunda yayınlanmak üzere Müttefik teslim şartlarını kişisel olarak kabul ettiği bir mesaj kaydetti. Bu şekilde Japonya'daki herkes teslim olmanın imparatorun kişisel isteği olduğunu bilecekti. Japon ordusundaki bazı kişiler, aslında bu kaydı, daha o kayıt olmadan önce çalmaya teşebbüs etti. diğerleri iktidarı ele geçirmek ve savaşı sürdürmek için daha genel bir askeri darbe girişiminde bulundu. Japon ordusunun diğer unsurları imparatora sadık kaldı. Savaş Bakanı General Anami Korechika, savaşın sürdürülmesini kişisel olarak destekledi, ancak imparatora karşı açıkça isyan etmeyi de beceremedi. İkileminin gücü o kadar güçlüydü ki, tek onurlu çıkış yolu olarak intiharı seçti. Sonunda, darbecilere yardım etmeyi reddetmesi, ordu içindeki imparatora sadık kalan unsurlar tarafından yenilgiye uğratılmasında etkili oldu.

15 Ağustos 1945'te, imparatorun Japonya'nın teslim olduğunu bildiren yayını, tüm Japonya'da radyo aracılığıyla duyuldu. Deneklerinin çoğu, sesini ilk kez duymuşlardı. İmparator, "savaş durumunun ille de Japonya'nın lehine gelişmediğini" ve "düşmanın yeni ve en acımasız bombayı kullanmaya başladığını" açıkladı. Önümüzdeki birkaç hafta içinde, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri teslim olmanın ayrıntılarını çözdüler ve 2 Eylül 1945'te resmi teslim töreni U.S.S.'nin güvertesinde gerçekleşti. Missouri.

  • Savaş Son Aşamasına Giriyor, 1945
  • Bombanın Nasıl Kullanılacağı Üzerine Tartışma, 1945 Baharı Sonu
  • Trinity Testi, 16 Temmuz 1945
  • Güvenlik ve Trinity Testi, Temmuz 1945
  • Trinity'nin Değerlendirmeleri, Temmuz 1945
  • Potsdam ve Bombalama Nihai Kararı, Temmuz 1945
  • Hiroşima'nın Atom Bombası, 6 Ağustos 1945
  • Nagazaki'nin Atom Bombası, 9 Ağustos 1945
  • Japonya Teslim Olur, 10-15 Ağustos 1945
  • Manhattan Projesi ve İkinci Dünya Savaşı, 1939-1945

Öncesi Sonraki


Nazi yetkilileri Wannsee Konferansı'nda “Nihai Çözümü” tartıştı

Temmuz 1941'de, Hitler'in talimatları doğrultusunda yazan Hermann Goering, SS generali ve Heinrich Himmler'in iki numaralı adamı Reinhard Heydrich'e mümkün olan en kısa sürede idari, maddi ve mali önlemlerin genel bir planını sunmasını emretti. Yahudi sorununun istenen nihai çözümünü gerçekleştirmek için gerekli.

Heydrich, Berlin'in bir banliyösü olan Wannsee'de Yahudi Göçü Merkez Ofisi şefi Adolf Eichmann ve çeşitli Nazi bakanlıkları ve kuruluşlarından diğer 15 yetkiliyle bir araya geldi. Gündem basit ve odaklıydı: Avrupa'daki Yahudi sorununa nihai bir çözüm getirecek bir plan tasarlamak. Toplu kısırlaştırma ve Madagaskar adasına sınır dışı etme de dahil olmak üzere çeşitli ürkütücü teklifler tartışıldı. Heydrich, Avrupa'nın her köşesinden Yahudileri Polonya'daki toplama kamplarına nakletmeyi ve onları ölümüne çalıştırmayı önerdi. Bu plana yapılan itirazlar, bunun çok zaman alıcı olduğu inancını içeriyordu. Peki ya ölmesi daha uzun süren güçlüler? Polonya'da bulunan milyonlarca Yahudi ne olacak? Toplantı sırasında 'imha' kelimesi asla söylenmemiş olsa da, bunun anlamı açıktı: Bir çalışma kampının korkunç koşullarından sağ kurtulan herkese buna göre davranılacaktı.

Aylar sonra, Polonya'nın Chelmno kentinde günde 1.000 kişinin ölümüne neden olan 'gaz minibüsleri', aradıkları 'çözüm' olduğunu kanıtladı.2013, tek seferde büyük insan gruplarını öldürmenin en etkili yolu .

Bu konferansın tutanakları, daha sonra Nürnberg savaş suçları davaları sırasında önemli kanıtlar sağlayan titiz bir özenle tutuldu.


Dosya #446: "Operasyon Yönergesi No. 25 10 Ağustos 1942.pdf"

II altında çalışmak
Ulusal Merkez tarafından verilen yetkilendirme emirleri. Söz konusu hizmetler
Federal Devlet için resmi görevlerin yerine getirilmesiyle sınırlı olacaktır.
ve Birleşik Devletler Eyalet Hükümetleri veya s/%y

bbölüm, birim,
departmanı veya kurumu

Amerikan Kızıl Haçı ve savaş için
endüstriler.

ere Kurye Hizmeti Milletler tarafından yetkilendirilmiştir

[ Merkez,
söz konusu hizmetin üssü veya merkezi bir Kurye olarak belirlenecektir.
Servis İstasyonu. Söz konusu istasyonlar yetkilendirme olarak seri olarak numaralandırılacaktır.
t e r e f r r e i s s e d ve n d w l l b e r e f e r e d t o by n u mb e r. ( Ex a m p l e : - C o ur i e r
Servis İstasyonu No. 1).

Tüm Kurye Hizmetleri, Sözleşmeye uygun olarak düzenlenecektir.
burada belirtilen talimatlar.
4.

Kurye Hizmetinin Kurulması

a. Federal Hükümet kurumları tarafından Ulusal Headq/artere'ye yapılan talepler hariç olmak üzere, tüm Courier talepleri
Hizmet ve buna ilişkin tüm düzenlemeler her durumda
C e d q u a r t er s . Kapsamlı k s e s e s o f e m e r g e nc y, W ing d e d e d e d e d e d e d e n d e n e n e n e n e n e n i

dll, önerilen hizmeti kapsayan eksiksiz bilgileri
Ulusal Karargah ve söz konusu hizmet şu ana kadar gerçekleştirilmeyecektir.
N t i o n a l H e d q u a r t e r s h a s i s e r a l a u t h o r i z a t i o n o r d e r s t.
_B. Kanat Komutanları her durumda sunacak dedi

bilgi
Ulusal Karargah'a bir va#039itten rapor ayarı şeklinde
Takip etmek :
(1]
(2)

Kurumun veya kuruluşun adı ve adresi
Hangi Kurye Hizmeti öneriliyor.
Tür
işlemlere başlanması istenmektedir.

25 Sayılı Operasyonlar Direktifi

(3) İstasyon veya istasyonların önerilen konumu.
(4) Önerilen güzergahlar.
(5) E s t , , a t e o f d a i ly y s er v i c ere r e q u i r e d . ( Sayısı
çalıştırılacak uçaklar günlük tahmini nuJ

md toplam kargo ağırlığı
c olmak

yolculuk sayısı ve kapsamı
yedekte tutulacak yedek uçaklar vb.)
To t a l n u m b e r o f a r p l a n e s p r o p o s ed t o b e a s s i g n ed t o
(6)
dedi servis.
To t a l n u m b e r o f a r p l a n e s a v a l a b l e f r a s s i g n m e n t .
(7)
7

eter personeli ve uçaklar görevlendirilecek
(8)
sürekli periyotlar veya rotasyon esasına göre
mevcut personel havuzundan çekilirler
ve ekipman,
Tekliflerin tahmini giderlerinin ayrıntılı beyanı

NS
(9)
harcırah ve uçak izinleri dahil hizmet,
telefon ve telgraf çenesi:gee, vb.
(10i cov için fonların mevcudiyeti

r önerilen giderler
hizmet.
C. Kurye Hizmeti, Kurye Hizmeti İstasyonlarının belirlenmesi ve personel kabuğu ekipmanının Kurye Hizmeti görevine atanmasıyla ilgili tüm planlar, aşağıdaki koşullara tabi olarak % 1'lik bir süre boyunca Nationai Genel Merkezine bildirilecektir.
siparişler

Ulusal Karargah.
NS. F Ajansları

vornment arzu eden kurye hizmeti
Nationol Headquoxters'a kendi ilgili şefleri aracılığıyla hitap etmelidir.
bölümler

bürolar veya bu hizmeti talep eden hizmetler

almalı
gerekli fonları sağlamak için uygun adımlar. Bu tür istekler
[email protected] yazılı olarak yapılmalı ve listelenen bilgileri içermelidir
önerilen hizmetle ilgili olabileceği gibi burada & b_ paragrafında.
5.

O r g a n i z a t i o n için tablo

Org2'nin aşağıdaki T£ble'ı

lization m'yi temsil eder


Pilotlar hariç, yetkili kuvvet

Kurye Servis İstasyonları için ve
günlük operasyondaki uçuş sayısı esas alınır. Sayısı
her kategoriden personel

Courier Service ot için kullanılır

ton olacak
işletme gereksinimleri tarafından belirlenir, ancak

hiçbir durumda

Ulusal otoritenin yazılı izni dışında, yetkili maksimum
Merkez. Kurye Hizmetlerinde görevlendirilen pilot sayısı
her durumda işletme gereksinimlerine göre belirlenecektir ve

kötü olmak
bu tür gerekliliklere uygun olarak minimumda tutulur.

NG PİLOTLARI)
O opera t i o n s O f e r e r .


C e r k - Typ is t . . . . . . . . . . . . . . . . . . 1
O opera t i o n s Of f e r. .

A s t. O oper a t i o n s Of fi

Tip p l s t . . . . . . . . . . . . . . . . . . 1

25 Sayılı Operasyonlar Direktifi

t y p ben s s , . . . .. , . Ö . . . . . . . . . . , 2

Üçten az uçak içeren operasyonlar için
günlük operasyon, pilotlardan biri belirlenecek
t o o c t a S o p e r a t i o n s O f e r e r.
"

W i l a l s o a c t a s

g l n e e r i n g O f e r.
"

"

Kurye Hizmetleri %dll her durumda c6mmand altında çalışır
ve Uluslar Karargahı tarafından yetkilendirilen Kanat Komutanı'nın genel Denetimi.
Operasyon Görevlisi'nin yokluğunda

Asistan Operasyonları
Görevli veya Operasyon Yardımcısı olarak görev yapmak üzere atanan pilotlardan biri
memur

duruma göre sorumlu olacaktır.
6. Komuta Devri

7. Üyelik Gereksinimi
Kurye Hizmetine atamalar prouerly f6 sınırlı olacaktır
Resmi Üyeliğe sahip Sivil Hava Devriyesi'nin nitelikli üyeleri
kimlik

n Kartlar, Kayıt için başvuru yok
resmi kimlik kartları wi]! olmak

Courier 8ervice'de göreve atandı


in c l u d i n g t e m p o r a r y d u t y, e x c ​​e

t t e n a u t or i zat i o n f r o m N a t i o n a l
Merkez. Sivil Hava Devriyesi üyesi olmayanlara izin verilmeyecektir.
Herhangi bir Kurye Hizmeti faaliyetinde bulunmak.
8. Personel Atanması
elde etmek
A . bir l bir s

l "n mn s t % d u t y a s O p e r a t i o n s O f e r s r s o r r A s ı s ı s t a n


Kurye Servis İstasyonları için Operasyon Görevlileri her durumda
Verilen yetki kapsamında yetkiye sahip Kanat Komutanı tarafından yapılan

.4 Ulusal Merkez tarafından, v

bahsi geçen asslg hakkında bilgi verilecektir

Kurye Hizmetlerine diğer tüm personel atamaları yapılacaktır.
söz konusu Kanat Komutanları veya böyle bir alt komutan tarafından

te Birim Komutanları

. Tüm atamalar, yeniden atamalar veya atamaların sonlandırılması v

Genel Merkez tarafından verilen Özel Emirlerden etkilenecektir.
s u c s s i g n m e n t s . C arb o n c o p i e s o f s

c h S p e c i a l O r d e r s w i l l b e ' Yo w r d e d
Ulusal Karargaha,
"*-

"
9, Operasyon Görevlileri
Operasyon Görevlileri ve Operasyon Yardımcıları Görevlileri yeniden


aşağıda belirtilen tüm gereklilikleri karşılayan pilotlar olması gerekir.
pnssenger taşımacılığı yapan pilotlar için paragraf l0.

le, idari görevlerine uygun olarak, Dparatigns
Memurlar ve Görevli Yardımcıları da 91 lot olarak hizmet verecek.

25 No'lu Operasyon Kompleksi
T ,

io.
&. Atanan tüm pilotlar

Kurye Hizmetinde uty olacak
etkili bir Sivil Havacılık AAminlotraticn Airman bulundurmak için gerekli ve amp;
C er t i fi c a t e o f e g r a d e o f P r i v a t e P i l o t , c r n i g h er.
H. Zn s

cn tC yukarıdaki gereklilik, atanan pilotlar
yolcu taşımak için resmi olarak en az


150 saatten az olmamak kaydıyla, kros üzerinde 50 hollrs dahil olmak üzere pilot olarak
uçuyor ve en az 10 saat ef eai

söz konusu görevden önceki altı ay içinde uçtu.
C. Etkin bir Sivil Havacılık İdaresine sahip pilotlar
A ir m a n O er t i fl c a t e o f e g r a

e of P r i v a t e P i l s t o r h ig h er, , b u t 8 o n o t m e e


Yukarıdaki alt paragrafta belirtilen gereksinimler.

atanabilir
yolcuların taşınmasını içermeyen tc misyonları.
NS. Hem erkekler hem de kadınlar dahil olmak üzere tüm 8ivil Hava Devriyesi pilotları,
Burada belirtilen gereksinimleri karşılayanlar 0curler Hizmeti için uygundur
görev a.
ii.

Kurye Hizmetine giden şeritler tarafından yapılacaktır.
yetkili Kanat Karargahı, r bu tür bir alt Karargah tarafından

ae Kanat
Karargah tayin edebilir. Karbon kopyaları

Ulusal Karargaha gönderildi.

. Kurye Hizmetine atanan tüm uçaklar daha az
doksan beygir gücünden (90 hp), aksi takdirde

aksi takdirde özel olarak yetkilendirilmiş
Ulusal Merkez tarafından yazılı olarak.

. Söz konusu uçakların aletli uçuş için donatılması gerekmemektedir.
e. P

di0 ekipmanı sadece m gibi durumlarda gerekli olacaktır.

v
Federal ve/veya l'ye uymak için gerekli olması

. tc Kurye Hizmetine atanan tüm uçaklar gerekli olacaktır
Halihazırda etkin bir Sivil Havacılık İdaresi Uçuşa Elverişlilik Sertifikasına sahip olmak.
13. Geri ödemeler
a. Kurye Hizmeti için tüm geri ödemeler

Operasyonlarda sunulan geri ödeme Planları ile uygunluk
Direktif NO..16-A - Kurye Görevleri için Geri Ödeme Takvimleri ve
Çeşitli Hizmetler - Temmuz Sl, 1942. Thege programları set f

rth
Harcırah Ödeneği

Kurye Hizmetinde göreve başladı
Csurier Service'e tahsis edilen uçakların kullanımı için talep edilen Oranları sona erdirmek.

25 Sayılı Operasyonlar Direktifi

Günlük Periyot ödenekleri, personelin hareket ettiği her gün için geçerlidir3-1y
C o r i e r S e r v i c e d u t y, nc s e s o f e r s o n n e l o n d u t y f o r p e r i o d s o f t y
veya daha fazla ardışık gün, söz konusu Günlük Ödenekler ayrıca 9 veya 5ne uygulanacaktır.
Bu dönemde haftada bir dinlenme günü. Dinlenme günleri birikimli olmayacaktır.
B . E x e p t i n c a s e s o f e m e r g e nc y, n o C o ur i e r S e r v i c e w i l lb e
9'a kadar devam etti

bunun için geri ödeme için nds n6cessary
aslında kullanıma sunuldu.
C_. Kurye Hizmeti için geri ödemeler şu şekilde yapılabilir:
°Civil Air P Ulusal Merkezi aracılığıyla

.trol veya doğrudan iş gücü, ass s a i d e m p l o y y ing ing a y y p e f e r. İçerde,
Gerekli fonlar daha önce Daire Başkanlığına tahsis edilmiş olacaktır.
C i v i l i a n D e f e n s e - C i v i l A ir P a t r o l , ve n d l l P e r D i m a n d A i rp l a n e Vou c e
Ulusal Merkeze teslim edilecektir. içinde

son durum dedi
v o u cher s w i l l b e s ubm i t e d t t e m p l o y ing a g e nc Y.
d ° A l l P e r D i e m

u e Vo u cher s w i l l b e C e r t i fi e d b y bu
Partikülden sorumlu Sivil Hava Devriyesi memuru

Kurye Hizmeti dahil ve ayrıca p tarafından

vee ve onbeşinden itibaren sunulacak
ve her ayın son günü. Günlük

personel için ödenekler ve
dedi sıçan

tarafından yapılan tek ödenekler
Vali

personel servisi
ve maddi ve maddi olmayan giderler, olaya ilişkin

operasyon3
i n s p e c t i o n , m a n t e n ce , o v

r e c iat lcn , r e p l a c e m e n t
ın s ur a n c e o f a r c r c r a f t o n C o ur r i er r S e r v i c e d u t y.
e. Tüm kontroller

Kurye Hizmeti için cring geri ödemeleri
her durumda sorumlu Sivil Hava Devriyesi memuruna teslim edilecektir.
öngörülen sigorta ödemelerinin uygun şekilde yapıldığını görebilmesi için
yapılmış
ben

. Sigorta
Tüm kurye görevlerinin Sorumluluk kapsamında olması gerekir.


Operasyon Direktifi No. 2'de belirtildiği şekilde Kaza ve Kaza Sigortası
16-A. Bu tür bir sigorta ilk olana kadar hiçbir kurye görevi yapılmayacaktır.
m'de güvenli

rektif ve Genel Muhtıra
orada anılır.
15.

Kuponların hazırlanmasında, raporlar

md diğer belgeler amd
% correspendenc'de, refer1'de kullanılan tek işlevsel başlıklar

el
Kurye Hizmetinde görevlendirilen pmsagrafta belirtilen unvanlar olacaktır.
5 burada.
16. Sivil Hava Devriyesi Üniformaları
Kurye Hizmetinde görevlendirilen tüm personel

giyecek
r e g l a t i o n C i v i l A i r P a t r o l u n i f r m s ve n s i g n i w h i l e o n d u t y. Dedim
üniformalar, her kolaylıkta güvenli bir şekilde inciye dikilmiş olacaktır.

dış yarısı
sol kol, omuz dikişinin onc-hnlf inç altında, resmi
Sivil Hava Devriyesi omuz yaması. Nochher üniformaları veya nişanları b olacak


w r nby s a d p e r s o n n e l w i l e o n d u t y.

25 Sayılı Operasyonlar Direktifi

17. Üyelik Kimlik Kartları
Kurye Hizmetinde görevlendirilen tüm personel,
ile

c i a l M e m b o r s h l p I d e n t i kasyon Kartları.
18.

Kurye Hizmeti görevindeki es kanatlarda gösterilecek
ve gövde Sivil Hava Devriyesi temel amblemi (üst üste beyaz üçgen ve üst üste kırmızı üç kanatlı pervane ile mavi disk
üçgende) 45 No'lu Genel Memorandum'un 2 _l paragrafında belirtilen marauor'da - Üniforma, Nişan

d Derece - 17 Temmuz 1942. Bu tür nişanları gösteren herhangi bir uçak flol olacaktır.

m münhasıran üyeler tarafından
Sivil Hava Devriyesi. (#039U.S." harfleri amblemin bir parçası değildir.
uçak işaretlemelerinde kullanılır.)
19 derece

_ll bc resmi Operasyonlar kapsamındadır
Operasyon Divoctlvo No. 5 0 hükümlerine uygun siparişler

ratlonsJ Zor Durum Görevleri için Siparişler -

kemer 6, 1942. (Kısa
fc

m o f o p er a t i o n s o r d e r s p r e s e n t e d i n A t a ch m e n t B o f Tro o i a l ng D i r e c t iv e
15 numara tavsiye edilir

amaç.) Söz konusu siparişler her durumda
0fficor Operasyonları tarafından chargc olarak düzenlenecektir.
20.
Belirli bir Kuryeye hiçbir pilot atanmayacaktır.

[görev
kim, Operasyon 0fficor'un görüşüne göre

değil
Söz konusu görevi başarıyla yerine getirmek için nitelikli

ne de olacak
söz konusu görüşüne göre uçak bu tür herhangi bir göreve atanabilir
o p o r a $ i o n s 0 f f c o r, i s n o t a i l n . daha iyi

ben o
Görevin başarılı bir şekilde yerine getirilmesi için nitelikli.
21.

Tüm Courier Sorvics operasyonları

sıkı bir şekilde yürütülen iili bc
(a) Sivil Hava Yönetmeliğinin hükümlerine uygun olarak,
(b) Sivil Havacılık İdaresinin her türlü özel yetki ve uçuş düzenlemeleri ve

rmad hizmetleri, (o) geçerli Sivil Hava
Devriye direktifleri ve (d) yerel düzenlemeler.
22.

Kurye Hizmeti, gündüz temaslı uçuşlarla sınırlı olacaktır ve
w i l n o t o p er a t e o v er m o u n t a i n o u u s e r r a n , e x e p t u p o n

Ulusal Genel Merkez'den yetkilendirme denemesi.
23.

Courier'de hiçbir yardımcı pilot veya gözlemci taşınmayacaktır.

seanslar,
Ulusal Genel Merkezden vccitton yetkilendirmesi hariç.

25 Sayılı Operasyonlar Direktifi

24. Yolcular ve Kargo
Hiçbir yolcu veya kargo c olmayacak

resmi dışında çalıştı
Federal, Eyalet veya yerel yönetimlerin resmi kurumları için iş

NS
Amerikan Kızıl Haç/ve savaş endüstrileri. Yetkisiz yolcu veya kargo
v

taşınmayacaktır.
25. Operasyonların Güvenliği

. Uçuş prosedürlerine ilişkin en katı güvenlik standartları ve
e'nin uçuşa elverişliliği

rplanos her zaman korunacaktır. ya
Operasyon Sorumlusu veya pilot, uçaktaki herhangi bir uçuşu iptal edebilir.
g r o u n d s o f s a f e t y.

o ILcargo, herhangi bir kaymayı önlemek için uygun şekilde emniyete alınacaktır.
bunların uçuşta.

. Tüm ikili kontroller kaldırılacak veya çalışmaz hale getirilecek.
26. Bekleme Airpl,%nes
Yedekte tutulan yedek uçak sayısı yapılacak
ta ilgili spor±iyonlarla tutarlı minimum oVe tabi olacaktır
Ulusal Karargahın onayına sunulur.
27. Operasyon ve M

Inten--nce Havuz
a. 13. paragrafta belirtildiği gibi

burada ödenen saatlik ücretler
bizim için

Kurye Hizmeti görevinde iraraft sadece -llowances
Hükümet tarafından yapılan harcamaların hem maddi hem de maddi olmayan,
operasyona olayj muayene, bakım, revizyon, onarım


sald'ın amortismanı, değiştirilmesi ve sigortası

uçak. Sahipler
bu tür uçakların aynı uygunAv'yi kontrol etmesi ve
boyunca her zaman uçuşa elverişli durumda tutmak için m%me


B. Söz konusu uçağın sahipleri,
Hükümet tarafından ödenen söz konusu uçaklardan bir havuz düzenlemek
gerekli olabilecek bu tür mekanik hizmetleri kiralamak için

nry için
uçaklarının uygun şekilde incelenmesi, bakımı ve onarımı.
28. Ateşli Silah


Ateşli silahlar sadece sigorta için gerektiğinde taşınacaktır.
personel güvenliği ve güvenliği, eş

ent ve kargo. Uygun olarak
vdth Kara Savaşının Falas_ hükümleri

bana, dedi ateşli silahlar olacak
c r r i e d o p e n l y.
29

Acil Durumlar
Sivil Hava Kurumunun görüşüne göre olağanüstü haller
Sorumlu devriye memuru, c-

Normal profesyonelden ayrılmak için L1

Operasyon Direktifi No, 2

Bu Operasyon Direktifinde belirtilen #039ceduro, her durumda
kapalı b

ayrıntılı olarak ortaya koyan Ulusal Merkeze yazılı bir rapor
(a) Faktörler Gerekçe

ud(b) gerçekleştirilen m lezyonlar°
30.

Ticari Taşıyıcılarla Rekabet

Yerleşik ticari carrlerswillbe ile rekabet
kesinlikle kaçınılır. Sivil Hava Karakol Kurye Hizmeti son derece önemli bir hizmettir.
acil savaş zamanı servisi.
JOHNSCN altında National Comm'un talimatıyla:


Bandwagon, Ağustos, 1942

çoğunluğa, Cilt. 1, No. 9 (Ağustos), 1942. Not: Bu çevrimiçi baskıya yalnızca bazı makaleler dahil edilmiştir. Çizimler dahil değildir.

Sparks'ın Dünyaca Ünlü Gösterilerinin Kısa Tarihi - Sezon 1916

C. E. Duble tarafından. çoğunluğa, Cilt. 1, No. 9 (Ağustos), 1942, s. 1.

O yıl için Big Top, iki halka ve yükseltilmiş bir sahne ile dört direk oldu. Dengeli bir program sunuldu. O zamanlar John ve Maude Holland, biniciler Conners Troupe sıkı tel üzerinde Hillary Long bir kafa standı yaparken bir eğimden aşağı kayma yaptı Yüzbaşı Tiebor'un Mühürleri Merritt Belew eğitimli atlar ve midilliler Bayan York Jung McLain Winslow ve diğerleri, hava sanatçıları arasındaydı ve at binicileri Louis Reed fil adamdı ve Fritz Brunner Aslanları eğitti. Jim ve Dolly Eekew, Vahşi Batı Konserinde başkalarıyla birlikte göründüler. Harry Mick, performanstan önce pistte bir kadın taklitçisiydi ve çok fazla eğlence yarattı.

Sirk halkı, 1928 Kasım'ının sonlarında bir sabah gazeteleri alıp, Sparks Dünyaca Ünlü Gösterilerin başka taraflara - H. B. Gentry aracılığıyla American Circus Corporation'a satıldığına dair bir gönderiyi okuyunca şaşırdılar. İlgili büyük meblağ kamuya açıklanmadı. Yeni sahipleri sirki 1929 sezonu için işletti ve aynı yıl Eylül ayında John Ringling American Circus Corporation'ın beş sirkini satın aldı; Satıyor-Floto John Robinson Hagenbeck-Wallace Sparks Circus ve Al. G. Barnes, birkaç yıldır rafa kaldırılan Buffalo Bills Wild West gibi diğer oyunlarla birlikte.

Sparks Circus'un son yılı 1931'di, Chester, Pa.'da açıldı ve Ringling bayrağı altında gösteri, önceki yıllarda olduğu gibi Güney boyunca da olağan Doğu ve New England bölgesini oynadı. Sezonun sonunda, tüm ekipmanlarıyla birlikte tren, Sarasota, Fla'ya götürüldü.Yazar, birkaç yıl önce bilgilendirildi, arabalar bunca zaman bir yan yolda ve vagonlar açıkta yerde yatıyordu. The Sparks Dünyaca Ünlü Gösteriler Amerika'nın Temsili Sirklerinden biri olarak her zaman hatırlayacağız.

Charles Sparks Downie Bros., Circus 1930 - 1938'in sahibiydi. Bu, "Tüm Motorlu Şovların Barnumu" idi ve Sparks Rail Show'un eski bölgesini oluşturdu. Downie şovu Şubat 1939'da diğer partilere satıldı ve onlar tarafından sadece bir sezon boyunca işletildi.

Şimdi emekli oldu, Chas. Sparks, Beyaz Üstler'in en saygın ve popüler sirk adamları arasındadır. Sahip Yöneticisi olarak uzun kariyeri boyunca, muhteşem ve temiz organizasyonları, faturaların ilan ettiği gibi - "Temiz Eğlencede Üstün Bir Başarı" idi.

1911 Sezonu İçin Sirkler Tarafından Kullanıldığı Bildirilen Demiryolu Arabalarının Listesi.

Pensilvanya Demiryolu tarafından derlenmiş ve o tanınmış sirk hayranı ve Koleksiyoncu - Chattanooga, Tenn'den AL Chumley tarafından yayımlanmak üzere Editöre gönderilmiştir. Tüm Üyeler şüphesiz bu güzel verilerle ilgilenecektir ve bu bilgiyi yazdırma fırsatı için çok teşekkür ederiz. aynısı Bay Chumley'den kaynaklanıyor.

Sirk Adı, Araba sayısı

Barnum ve Bailey, 84
Ringling Kardeşler, 81
Buffalo Bill ve Pawnee Bill Kombine, 48
Hagenbeck-Wallace, 45
John Robinson, 38
Satıyor-Floto, 30
Campbell Bros, 28
Cole Bros, 25
Norris ve Rowe, 22
Gollmar Kardeşler, 22
Miller Bros., 101 Çiftlik Vahşi Batı Gösterisi, 21
Howard Damon, 20
Yankee Robinson, 16
Pirinç Kardeşler, 12
Dode Fisk, 11
Gentry Bros., - 1 Numaralı Gösteri, 10
Gentry Bros., - No. 2 Gösteri, 9
Güneş Kardeşler, 10
Güçlü Haag, 10
Galli Kardeşler, 8
M.L. Clark ve Oğulları, 7
John H. Sparks, 7

22 sirk için toplam araba - 564

1911'de yolda olan ancak yukarıda yer almayan diğer sirkler şunlardı:

W. H. Coulter'ın R.R. Şovu
Thompkins Batı'nın Gezilecek Yerleri
Cole ve Rogers
Şanslı Bill'in Gösterileri
Richards Bros., Vagon Gösterisi
Nelson Vahşi Batı Gösterileri
Lombard'ın İmparatorluk Gösterileri (vagon)
Bronco Bob'un Vahşi Batısı
Kit Carson'ın Buffalo Çiftliği (r.r.)
J.E. Henry'nin Gösterisi
Howe'un Büyük Londra Şovları
Keystone Gösterisi
Dürüst Bill Gösterisi (vagon)
Forepaugh-Sells Bros.
Beckman'ın Hayvan Gösterisi
Jones Bros. Buffalo Ranch W.W.
Smith'in Devasa Gösterileri
Webb & Uzun Köpek & Midilli Gösterisi
Al.G. Barnes Vahşi Hayvan Gösterileri
Ünlü Robinson'ın
Genç Bufalo Vahşi Batı
Billie Boughton'un Gösterileri
Cole & Pirinç Gösterisi
Sig Harris'in Güzel Gösterisi
John Robinson'ın
John H. Morgan R.R. Gösterileri
California Frank'in All-Star W. West'i
J.H. Eschman'ın Avrupa Sirki
Masterson R.R. Gösterisi

"BANDWAGON"

BANDWAGON! Ne isim' Cennetteki meleklerin arpları ve korosu var. Cennette müzik var. Love is its "Father-Mother", and God is Love. So, when God gave language to the Earth, standing out, in bold relief, was "BAND-WAGON" - The Home on slides or rollers, for the musicians of Israel, to ride in. "Adam'' had the first show on Terra Firma, featuring himself His Charming Wife "Eve" the Educated Serpent and, all the animals we now have. My, what a show grounds he had - the whole of God's "Garden of Eden"! The "Big Top" of Fig Leaf, The first Circus parade passed before "Adam", and he gave names to all the animals and everything that was in the pageant. When that first vehicle passed, in which was the first Circus Band, I can hear "Old Adam" thundering out its name, forever and forever, "Bandwagon". From then to now, Bandwagon progression has been wonderful. To my way of classifying, I believe "The Peacock Bandwagon", the old John Robinson "Ten Big" Shows had in 1905, 1906 and 1907, took the "Blue Ribbon," over all other such circus chariots. The sides were Monster Peacocks, woodcarved and perfectly colored. The Designer, Carver, and Gilder, was the late Edward Van-Skiak, gifted Draftsman, Painter, Musician, and Reserved-seat ticket salesman. And, every Chariot and Cage, following "The Peacock Bandwagon", in parade, was specially designed, and wrought, and painted by him. "Where did you got idea of the figures and characters you use?" I once asked him. "In Barbershops, and Hotel Parlors, and homes of the Elite, from the paper, and decorations on the walls, and roundabout", he answered. Only one Edward Van-Skiak - only one "Super Bandwagon", and that "The Peacock", his creation, on the Old John Robinson "Ten Big". Sweet it is to pay his memory tribute in "The C.H.S. Bandwagon" of today,

AND THE OLD WORLD RAMBLES RIGHT ALONG

Copyright © 2005 Circus Historical Society, Inc.

No part of this publication may be reproduced in any form or means
without written permission of the author and the Circus Historical Society, Inc.


Photos from a disappearing world: Inis Meáin, August 1942

Published June 13, 2012 in Photo Galleries

When the playright John Millington Synge visited the island of Inis Meáin his first impression was far from flattering. He described the island which forms one of the three Aran Islands as a “place was hardly fit for habitation” and in a reference to the barren landscape he said “there was no green to be seen”. In spite of this Synge would spend weeks there learning Irish while also cataloguing islanders lives’ in what became a famous book “Connemara and the Aran Islands”. This island life mesmerised Synge in its simpicity and uniqueness. Even in 1898 life on Inis Meáin harked back to a past that had disappeared elsewhere. Remarkably forty years later when my grandfather Eamonn Mac Coisdealbha visited Inis Meáin to practice his Irish he found life there very much the same. He documented Island life through a series of photographs taken in August 1942, recording a society that would vanish in the course of the 20th century.

My Grandfather on the Dún Aengus – the steamer to the Aran Isalnds

Inis Meáin in 1898 and indeed in 1942 was seriously underdeveloped. Life was difficult but this at the same time preserved aspects of a life that had long been dissappeared elsewhere.When my grandfather visited Inis Meáin 40 years after Synge with a camera its clear from his photgraphs he found a society that had changed very little. In his photographs he captured island life just as it was about to come to an end – within another 40 years much of what Synge wrote about and my grandfather photographed had disappeared.

Inis Meáin, August 1942.

The Steamer The Dún Aengus. This is not the steamer used by Synge, The Dun Aengus had a longlife none the less ferrying passengers to the Aran Islands between 1921 and 1958.

This picture is presumably taken arriving or departing from the mainland or perhaps Kilronan on Inis Moir (the a largest of the Aran Islands) where there was a pier, there was no pier on Inis Meáin.

On arrival at Inis Meáin the steamer The Dún Aengus could only come within a certain distance of the shore. Supplies and people were ferried ashore in currachs. Currachs are timber framed canoes. While they were once covered with animal hides even by Synge visit in 1898 the islanders were using canvass. In this picture supplies are being loaded onto the Dún Aengus. When my grandfather visited in 1942 the islanders had secured a contract to supply army socks to the Free State Army. The package to the right of the picture is full of these socks.

There was no pier constructed on Inis Meain until 1997. Presumably when the islanders came out in currachs they initially off loaded their goods then took on board anyone returning to the island.

In the absence of a pier the currachs came ashore on a beach. It appears this was currachs arriving. In the background the islanders are lifting a currach from the water.

Perhaps the most striking feature of this scene is the clothing. The boy in the foreground is wearing a dress in accordance with a custom that saw young boys wear dresses for the first few years. The general absense of “fashion” as defined by individually unique and changing clothes is seen here. When Synge visited he described mens clothes in the following manner “The simplicity and unity of dress……the natural wool, indigo, and grey flannel that is woven of alternate threads of indigo and the natural wool.” As can be seen in this picture little had changed by 1942.Nearly all the islanders wore the same clothes – the trousers are not fitted indicating they are not made specifically for the person wearing them.

Currachs were carried shoulder high. In this picture the men are wearing “pampooties” on their feet. These were sandals made from untanned leather. The hair was left on the leather and used as a grip. They were ideal for walking over rocky surfaces. According to Synge pampooties had to be placed in water each evening to stop the leather hardening. Islanders frequently walked in tide water for the same reason.

The typical island dress of men can be seen in the three men to the left.

Womens clothing seems to have changed little either. Synge described their dress as “Red petticoats and jackets of Island wool stained with madder to which they usually add a plaid shawl twisted around their chests and tied at their back”. It is difficult to tell the colour of the clothing in these pictures, but the shawls are still hung in the way Synge described 40 years earlier.

My grandfather is the man on the left. In the centre of the picture children from the island appear to be playing a game. Again the boy in the centre facing the camera is wearing a dress. Interestingly the houses in the background appear to be slated rather than thatched.

My Grandfather is the man on the left in a house on Inis Meáin. The woman on the right is seated on the edge of an open fireplace a common feature in rural Ireland into the 20th century.

When Synge visited Inis Meain he wrote about how people noted the passing of time by the shadow cast by the door frame. In order to do this the door had to be left open as above. (contd below)

Each house had two doors according to Synge roughly facing North and South. Depending on the direction the weather was blowing from the relevant door was closed and the other was opened to allow light in (there was no electricity on the island). On days when the wind blew from the South, the southfacing door had to be closed which then made telling the time impossible (see post above). On one such day Synge recieved his dinner at 3 o clock! Synge was perplexed as to why the islanders did not erect simple sun dials outside. He goes on to answer this conundrum by explaining Island life was lived not by clock hours but more based on tasks. People ate when they were hungry and did work that needed to be done as opposed to a regular 9-5 day which obviously needs a clock. In such a task based economy clock hours are not particularly important. This aspect of island life on Inis Meáin was noted by Edward Palmer Thompson in his ground breaking book “Customs in Common”.

When my grandfather visited Inis Meáin in August 1942 World War II was at its height. Here he is seated beside a naval mine which had washed ashore. These were far from safe. It appears the pins which detonated the mine have been removed however whether the explosives have been removed is another question. 19 people were killed by a sea mine which washed ashore in Donegal in 1943.

Everything that came on or off the island had to be ferried to the steamer the Dún Aengus in currachs. As can be seen above this included livestock. While sheep could fit in the currach, cattle were a different matter entirely – they had to swim being towed behind the currach.

The woman is carrying a wicker basket on her back . On the ground to her right is what seems to be a water barrell carried in a similar fashion. She appears to be wearing a different style of clothing to other women.

The man in the picture is cutting a crop of seagail. Seagail was used to thatch the roofs of the houses on the island. There were no tractors or horse drawn mowers on Inis Meáin in 1942 – he is using a scythe.

This church was one of the most modern buildings on the island when my grandfather visited in 1942. It was constructed in the late 1930’s replacing an earlier medieval building, Although difficult to see, the panel above the door was taken from the original medieval building.

The man on the right visited Inis Meáin with my grandfather. Unfortunately no one knows who he is, but it would be great to identify him. He visited Inis Meain in August 1942 with Eamonn Mac Coisdealbha or perhaps he knew him as Eamonn Costello. He presumably had a strong interest in Irish. He took some of these photo’s and presumably had a collection of these pictures himself. If you recognise him please contact me history @irishhistorypodcast.ie.

To recieve updates about future articles or podcast follow the blog on facebook or twitter


The Battle of Guadalcanal

The Battle of Guadalcanal took place in 1942 when the US Marines landed on August 7th. The landing at Guadalcanal was unopposed – but it took the Americans six months to defeat the Japanese in what was to turn into a classic battle of attrition.

The Japanese defeat at the Battle of Midway had forced planners in the Imperial Army to reconsider their plans of expansion and to concentrate their forces on consolidating the territory that they had captured. The victory at Midway was also a turning point for the Americans as after this battle, they could think in terms of re-capturing taken Pacific islands – the first confrontation was to be at Guadalcanal.

Guadalcanal is part of the Solomon Islands which lie to the north-eastern approaches of Australia. Though it is a humid and jungle-covered tropical island its position made it strategically important for both sides in the Pacific War. If the Japanese captured the island, they could cut off the sea route between Australia and America. If the Americans controlled the island, they would be better able to protect Australia from Japanese invasion and they could also protect the Allied build-up in Australia that would act as a springboard for a major assault on the Japanese. Hence the importance of the island.

In Japan, they were divided thoughts as to the importance of the island. Many senior army figures believed that Japan should consolidate what it had and that the army itself was already over-stretched policing its vast empire. The hierarchy in the Japanese Navy disagreed. They believed that any halt to an advance would be seen as a sign of weakness that the Americans would exploit. While the Japanese appeared invincible on the advance, American confidence had to be diluted – so they argued. The Japanese Navy won the argument and the Imperial General Headquarters ordered an attack on the Solomon Islands with the view to establishing naval and army bases there. By the end of May 1942, the Japanese had landed men at Guadalcanal.

Islands around Australia had been ‘dotted’ with men from the Australian coast watching team. To begin with, the reports from Guadalcanal seemed innocent enough as the Japanese seemed more interested in the cattle on the island than anything else. However, reports came back that an airfield was being built on the island – at Lunga plantation, probably the only point on the island that could sustain an airfield. By the end of June, there were an estimated 3,000 Japanese soldiers on the island. An up-and-running airfield on Guadalcanal would have been a major threat to the Americans in the region.

The head of all US naval forces, Admiral Ernest King, wanted a full-scale attack on Guadalcanal to off-set this threat. Despite the Roosevelt–Churchill directive that gave the European war zone priority, the Joint Chiefs-of-Staff in Washington gave the go-ahead for the first American offensive campaign since Pearl Harbour in December 1941.

King’s plan seemed simple enough. The 1st US Marine Division would land in Guadalcanal and secure a beach head to allow other US forces to land. However, the 1st US Marine Division, commanded by Major-General Alexander Vandegrift, had many men in it who had no combat experience. Vandegrift was told that his men would get time to train once they were in the Pacific as opposed to their base in North Carolina. However, by the end of June, half his division had still not arrived in the war zone and the date for the attack was just 5 weeks away.

The naval force that was to accompany the 1st US Marines had also not operated together before and had little experience of amphibious landings. The whole force was also lacking in reliable maps, tide charts etc. Those that were used were found to be lacking in the most basic of details. The naval force had no charts for underwater hazards so they could not calculate how far inshore they could take a ship. To undo some of these issues, it was agreed on two occasions to put back the day of the attack – initially from August 1st to August 4th and then to August 7th.

On August 7th, the Americans started their attack on Guadalcanal. Up to that date, the amphibious force was the most powerful ever assembled. Three carriers gave air support (the ‘Saratoga’, the ‘Wasp’ and the ‘Enterprise’) guarded by the battleship USS North Carolina and 24 other support ships. Five cruisers from America and Australia guarded the actual landing craft that gathered off of Tenaru on Guadalcanal.

The Americans achieved complete tactical surprise. When the Marines landed on ‘Red Beach’, they expected major Japanese defences. They found nothing. A great number of men were landed with their supplies – in fact, so much equipment was landed that later in the day, there was general confusion on ‘Red Beach’ and inexperienced coxswains landed equipment wherever they could find a space.

As the Americans advanced inland towards where the airfield was being built, they came across another major problem – the climate. The hot and humid jungle climate quickly took its toll on soldiers carrying heavy equipment. The climate also did a great deal to affect radios and radio communication between those advancing inland and those on the beach was problematic. Regardless of these issues, the Americans made no contact with the Japanese and for the first 24 hours there was no fighting on Guadalcanal.

However, though the first 24 hours on Guadalcanal were relatively painless for the Americans, this was not so for the Marines who landed at nearby islands that lay to the north of Guadalcanal – Tulagi, Gavutu and Tanambogo. The Americans needed to control these as this would give them the opportunity to control the Ironbottom Sound and Nggela Channel that separated Guadalcanal from Florida Island, north of it. Here the Marines encountered fierce resistance and it took the US Marine Raiders 24 hours to eliminate the Japanese who had been based at Tulagi. This was a sign of what was to come. US paratroopers attacked Gavutu and met a similar response from the Japanese and it required fire from nearby naval ships to alleviate the problem. In some parts of the battles for these islands, the Americans took 20% casualties.

The Americans arrived at the airfield on Guadalcanal late on August 8th. Once again, there were no Japanese there as they had fled into the jungle. The news that the Marines had reached the airfield was greeted with joy in Washington and Canberra. But this joy was shattered on the night of August 8th/9th when a Japanese cruiser force attacked the Allied naval force at Guadalcanal and forced it to withdraw. The Marines on Guadalcanal were on their own. Though the landing of equipment had been chaotic at times, equipment had been landed. In this sense, Vandegrift’s men were not in a hopeless situation – and Vandegrift hoped that planes could land at the airfield that they now controlled. However, vital equipment such as barbed wire to defend his base, anti-personnel mines etc had not been landed in quantity.

The Marines were in a difficult position. There were Japanese on Guadalcanal and their tenacity and fighting skills had already been seen in Tulagi, Gavutu and Tanambogo. The Japanese Navy controlled the sea around Guadalcanal and frequently fired on the Marines. The Japanese air force bombed the airfield runway. However, Vandergrift did have one good piece of luck – the Japanese had left a number of very useful vehicles which the Marines used to repair the runway. Their work was rewarded on August 20th when 19 Wildcat fighters and 12 Dauntless bombers landed at the airfield – now known as Henderson airfield.

The Marines now prepared themselves for the expected all out Japanese attack on their positions. Radio Tokyo had made little secret of what the army planned to do and referred to the Marines there as “insects”.

The Japanese had landed men on Guadalcanal on August 18th. A regiment led by Colonel Ichiki and a special naval landing force were assigned the task of defeating the Marines. Ichiki. He had been told to expect more troops to support him but such was Ichiki’s views on the Marines (one shared by many Japanese officer) that he believed that his men were more than a match for the Marines. He decided to attack on August 21st. Ichiki ordered a simple bayonet attack on the American positions. Carefully placed machine gun posts meant that many Japanese were killed. Ichiki ordered his men to withdraw but Vandergrift had ordered one of his reserve battalions to encircle the Japanese. In what became known as the ‘Battle of Tenaru’, the Marines slowly pushed the Japanese back to the sea. Ichiki’s men were surrounded on three sides with the sea on the fourth side. It was here that the Americans first found out that the Japanese did not surrender and that they were willing to die for the emperor. Using the planes at Henderson and some tanks that had been landed, the Marines killed many Japanese. Only a handful got away and moved east down the coast to safety at Taivu. Here, Ichiki committed ritual suicide – such was the defeat he and his men had experienced.

Despite this triumph, Vandegrift knew that another stronger Japanese force would soon be landing on Guadalcanal – the men that Ichiki had not waited for the XXXVth Brigade. The Americans had one major advantage over the Japanese – they had to be transported by sea and the ships transporting these men were open to attack from the American planes based at Henderson airfield. To get around this problem, the Japanese moved their men at night via fast-moving destroyers in so-called ‘rat runs’. By doing this the Japanese could all but escape American fire and they succeeded in landing a large quantity of men to the east and west of the American position at Henderson. Vandegrift decided to do what he could to disrupt the Japanese and he sent a party of Marine Raiders to Taivu. They found few personnel there but they did find out that the Japanese had already moved into the jungle and that an attack on the Americans would not be too far into the future.

The American position at Henderson meant that one side of their defensive perimeter was bound by the sea. Vandegrift concluded that the only way the Japanese could attack his position was from the south of the island. The attack began on September 12th. Japanese bombers attacked US positions to the south of the airfield and as night fell, Japanese destroyers and a cruiser shelled the same positions. At least for Vandegrift, it confirmed that an attack would come from the south.

The Japanese infantry attacked positions to the south of Henderson. However, the march through the jungle had taken its toll on General Kawaguchi’s men and they were exhausted. The jungle had also fouled up his communications. The assault on September 12th was a failure and the Japanese had to re-new their attack the following day. 2,000 Japanese soldiers attacked the American lines but well placed US machine guns and artillery took their toll. The Japanese made two other attempts to attack the Marines and on one occasion got to within 1000 meters of Henderson airfield. However, their casualty figures were mounting. By the end of the night, Kawaguchi had lost 1,200 men killed or wounded. The Marines and paratroopers had also taken heavy casualties with 446 being killed or wounded out of just over 1000 men.

Tokyo ordered a new unit of men to the area – the XXXVIII Brigade – veterans of the capture of Honk Kong – and ordered that all resources in the region had to be directed at taking Guadalcanal. In all, 20,000 Japanese troops were moved to Guadalcanal. The US Marines also got reinforcements which gave Vandegrift command over 23,000 men, though it is thought that one-third of these men were unfit for combat due to a variety of diseases, such as dysentery and exposure. The US air presence at Henderson was also improved.

On October 23rd, 5,600 Japanese soldiers attacked US positions on the east of the defensive zone. Pin point artillery fire ensured the failure of this attack. On October 24th, the Japanese launched a major attack from the south with 7,000 men. At one stage a small number of Japanese troops got inside the defensive perimeter but fierce fighting drove them back. When Kawaguchi ordered a withdrawal, he had lost 3,500 men – 50% of the force that had attacked. Why had both attacks failed?

The American positions in the defensive perimeter had been expertly sited. However, the Japanese had failed to take into account the sheer difficulties they would face by going through a tropical jungle to attack the Americans. Frequently, Kawaguchi’s men were too fatigued to effectively fight and the terrain had forced them to leave mortar and artillery behind. Therefore, any attack on the American lines was done by an old-fashioned infantry charge against positions that were equipped with mortar and artillery. The terrain had also done a great deal to hinder Japanese communications.

With the Japanese in disarray, Vandegrift decided the time was ripe for the Americans to go on the offensive as opposed to being cooped in a defensive role. However, the US 1st Marine Division was in no state to do this and in November 1942, it was replaced by 25th Infantry Division and the US 2nd Marine Division.

The Japanese hierarchy in Tokyo refused to admit defeat and ordered yet more men to Guadalcanal. In mid-November 1942, planes from Henderson attacked a convoy of ships bringing Japanese reinforcements to Guadalcanal. Of eleven transport ships, six were sunk, one was severely damaged and four had to be beached. Only 2,000 men ever reached Guadalcanal – but few had any equipment as this had been lost at sea. On December 1942, the emperor ordered a withdrawal from Guadalcanal. This withdrawal took place from January to February 1943 and the Americans learned that even in defeat that the Japanese were a force to be reckoned with. 11,000 Japanese soldiers were taken off the island in the so-called ‘Tokyo Night Express’.

The American victory at Guadalcanal ensured that Australia was safe from a Japanese invasion while the sea route from Australia to America was also protected. The role played by the US 1st Marine Division and its commander, Vandegrift, have gone down in Marine Corps history.


Japanese Expansion - WW2 Timeline (December 1941 - August 1942)

The Empire of Japan knew it had to act fast and in number to complete the sphere of influence its authorities envisioned throughout the Pacific and in Southeast Asia. This meant a rapid and mobile military force with calculating and resource-minded objectives that would help keep air, land, and sea forces humming along like a well-oiled machine.

Carrier warfare was nothing new to the world by the time of World War 2 though tactics and technology regarding its operational use evolved much since the days of The Great War. Aircraft carriers would become the new king of the sea by the end of it all, supplanting the mighty battleship at the top of the pecking order. The surprise attack by the Japanese Navy against the American fleet at Pearl Harbor reaped some initial, albeit limited, results as U.S. Naval activity out of Hawaii was temporarily disrupted. The greatest flaw in the Japanese attack was the American carriers being out at sea, saving these very important battlefield pieces for future use.

On a similar note, the British Royal Navy - now charged with policing the waters making up the Indian Ocean and surrounding regions - were at the mercy of the powerful air arm of the Imperial Japanese Navy. With a limited set of warships in the theater, the Royal Navy did what they could against the calculated assaults of the Empire only to be handed subsequent defeats themselves.

With the battered United States Navy still regrouping and the stretched British Royal Navy reeling, Japanese forces now moved on the islands that made up former European colonies through amphibious assaults forcing the Allies into retreat, surrender, or destruction. At any rate, carrier warfare had proven its worth as both sides began to showcase their floating islands throughout the many campaigns of the Pacific Theater.

The Japanese reach in the Pacific and Asia was at its apex by the end of 1942 as the Allies finally mobilized to take the offensive through an island hopping strategy. Japanese expansion had engulfed tiny Wake Island, the Philippines, Malaya, Burma, the Dutch East Indies, parts of New Guinea, the Caroline Islands, the Gilbert Islands, the Marshall Islands, the Marianas Islands, and some of the Solomon Island chain.

If the Allies were going to act, it would have to be sooner rather than later.


There are a total of (38) Japanese Expansion - WW2 Timeline (December 1941 - August 1942) events in the Second World War timeline database. Girişler, gerçekleşme tarihine göre artan şekilde (ilkinden sonuncuya) aşağıda listelenmiştir. Perspektif için diğer önde gelen ve takip eden olaylar da dahil edilebilir.

In conjunction with the surprise attack on Pearl Harbor, Wake Island is assaulted by a Japanese invasion force all its own - this under the command of Rear-Admiral Kajioka Sadamichi.

Wednesday, December 10th, 1941

Along the north of Luzon - at Aparri, Gonzago and Vigan - two large Japanese Army forces land via amphibious assault.

Friday, December 12th, 1941

The airfields at Laoang and Tuguegarao fall to the Japanese invaders.

Monday, December 22nd, 1941

The Japanese 48th Division lands at Lingayen Bay on Luzon.

Tuesday, December 23rd, 1941

The order is given by American General Douglas MacArthur to retreat from Luzon and take up positions on the Bataan Peninsula.

Tuesday, December 23rd, 1941

MacArthur's forces are cut-off from further retreat by a Japanese Army force advancing from the south.

Tuesday, December 23rd, 1941

Despite an out-numbered yet heroic resistance on the part of American forces, Wake Island falls to the Japanese.

Tuesday, December 23rd, 1941

The American military detachment at Wake Island surrenders. During their stand, the Americans accounted for at least 1,000 Japanese casualties and 4 Japanese navy warships.

Thursday, December 25th, 1941

The Japanese 48th Division makes substantial progress against American forces, working their way towards the capital city of Manila.

Saturday, December 27th, 1941

The Philippine capital city of Manila eventually falls to the invading Japanese Army.

The Japanese begin their offensive against the dug-in American forces on the Bataan Peninsula.

Kuala Lumpur, the capital of Malaya, falls to the invading Japanese 5th Division.

Three Japanese amphibious forces take on the Dutch East Indies.

Thursday, January 15th, 1942

Japanese forces invade Burma beginning their assault at Victoria Point.

The Japanese Army makes short work of the light British defenses, covering some 230 miles in reaching Tavoy.

The American defensive lines finally break.

Saturday, February 14th, 1942

By this time, the Japanese have captured Borneo, Celebes and Sarawak.

Sunday, February 15th, 1942

Singapore eventually falls to the might of the Japanese assault resulting in the capture of some 60,000 Allied prisoners against the cost of 2,000 Japanese soldiers.

Thursday, February 19th, 1942

The Japanese 1st Air Fleet conducts a surprise attack on Allied ships at Broome and Darwin. Twelve ships are sunk in the assault.

By this date, the Japanese capture the Dutch East Indies with the occupations of Bali, Timor and Java.

Rangoon, Burma falls to the Japanese.

The British Burma Army escapes anhilation in Burma.

The Japanese aircraft carrier Ryujo enters the Bay of Bengal.

No fewer than five Japanese Navy aircraft carriers reach the Indian Ocean.

A small contingent of British Royal Navy vessels operating in the Indian Ocean are warned of the arriving Japanese Navy force.

Admiral Sir James Somerville detaches a force to intercept the arriving Japanese fleet.

The Imperial Japanese Navy unleashes a surprise attack, with some 120 aircraft, on British forces at Columbo Harbor, Ceylon.

Twenty-six Allied aircraft are destroyed.

The British Royal Navy cruisers HMS Cornwall and HMS Dorsetshire are sunk by the Japanese air strike.

The British Royal Navy destroyer HMS Tenedos is sunk by the Japanese air strike.

American forces fighting on the Bataan Peninsula finally surrender to the Japanese.

An 85-strong Japanese Navy aircraft contingent attacks airfields and targets of opportunity at Trincomalee, Ceylon.

The HMS Hermes is one of four Royal Navy ships sunk by Japanese Navy aircraft.

The Japanese enact an offensive to take Corregidor Island, a strategic point providing access to Manila Bay.

Corregidor Island falls to the Japanese, giving the invaders control over Manila Bay.

Burma falls to the Japanese.

By this date, the Japanese have completed their takeovers of the Caroline Islands, the Gilbert Islands, the Marshall Islands, the Marianas Islands and a portion of the Solomon Islands. This is the farthest that the Japanese Empire would reach in the Pacific.


Videoyu izle: 1942. Серия 6 2011 (Mayıs Ayı 2022).