Tarih Podcast'leri

G8'den Arica'ya Büyük Yardım Taahhüdü - Tarih

G8'den Arica'ya Büyük Yardım Taahhüdü - Tarih

İskoçya İngiltere'de toplanan G-8 (dünyanın en büyük 8 ekonomisinin liderleri) 2010 yılına kadar Afrika'ya yardımlarını ikiye katlama sözü verdi. Ayrıca, Afrika'nın en yoksul dokuz ülkesinin dış borçlarının çoğunu iptal etme taahhüdünü de yinelediler. Bu, sanayi dünyasının Afrikalılara yardım etmek için verdiği en büyük sözdü.

Yediler Grubu (G7), 1976'dan başlayarak en zengin sanayileşmiş ülkelerin başkanlarını bir araya getiren resmi olmayan bir forumdu: Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada. 1997 yılında ilk kez buluşan , Rusya'nın da katılmasıyla oluşmuştur. [3] Ayrıca, Avrupa Komisyonu Başkanı 1981'den beri zirvelere resmi olarak dahil edilmiştir. [4] Zirvelerin daha geniş uluslararası kurumlarla resmi olarak bağlantılı olması amaçlanmamıştır ve aslında diğer ülkelerin katı formalitelerine karşı hafif bir isyandır. Uluslararası toplantılar, 1975'te Altılı Grubun (G6) ilk zirvesini tasarlarken Fransa Cumhurbaşkanı Giscard d'Estaing ile Batı Almanya Şansölyesi Helmut Schmidt arasındaki işbirliğinin doğuşunun bir parçasıydı.[5]

34. G8 Zirvesi sırasında Afrika ile ilgili tartışmalarda, G8 liderleri Afrika'daki hastalıklarla mücadeleye yardımcı olmak için 60 milyar ABD Doları tutarında fon sağlamak için beş yıllık bir son tarih belirlediler ve üç yıl önce Afrika'ya yapılan yardımı ikiye katlayarak 25 milyar ABD Doları'na çıkarma taahhüdünü yenilediler. [6] Küresel ısınma konusunda, G8 liderleri dünyanın küresel ısınmadan sorumlu tutulan karbon emisyonlarını 2050 yılına kadar en az yüzde 50 oranında azaltması gerektiği konusunda anlaştılar. Çevre aktivistleri ve liderleri Gelişmekte olan ülkelerden açıklamayı "dişsiz bir jest" olarak nitelendirdi. [6] Daha önce WikiLeaks tarafından sızdırılan Sahteciliğe Karşı Ticaret Anlaşmasına ilişkin tartışmaların sonuçları [7] bilinmiyordu. G8 liderleri Zimbabve, [8] İran ve Kuzey Kore ile ilişkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. [6] G8 liderlerinin 100'den fazla STK'nın ve diğer kuruluş ve bireylerin "tüm gayri meşru borçları iptal etmelerini", "kredi kullanma ve borç iptali uygulamasına son vermelerini" talep eden "G8 Hükümetlerine Meydan Okuma"ya verdiği yanıtlar koşullar" ve "G8 ülkelerindeki bankalarda tutulan çalıntı varlıkların iadesini kolaylaştırmak" şu anda bilinmiyor. [9] 2007-2008 dünya gıda fiyatları kriziyle ilgili olarak, G8 liderleri ile vatandaş gruplarının krizi çözme yaklaşımları arasındaki farklılıklar çözülmemiş görünüyordu. G8'in tebliği, "G8 Hükümetlerine Meydan Okuma"yı imzalayanların taleplerinin aksine, ihracat kısıtlamalarının kaldırılmasının "zorunlu" olduğunu söyledi [6]. [9]

21. yüzyıldaki G8 zirveleri aynı zamanda vatandaşlar tarafından yaygın paralel tartışmalar ve protestoları da içeriyordu [10] ve kitlesel polis/askeri operasyonlar sırasında bazılarına karşı insan hakları ihlalleri iddia edildi [11]. Zirve başlamadan önce 40'tan fazla muhalif tutuklandı [12] ve G8 liderliğini eleştiren on dokuz veya yirmi Koreli, New Chitose Havalimanı'nda en az 24 saat gözaltında tutuldu. [13] [14] Yasal bir gözlemciye göre "mülkiyete veya insanlara karşı hiçbir eylemin gerçekleşmediği şiddet içermeyen bir gösteri" sırasında, bir Reuters kameramanı da dahil olmak üzere en az dört kişi tutuklandı. [15] Bu mekanda, gösteriler ve protestolar için belirtilen nedenler arasında, bir G8 zirvesinin yalnızca ulusal liderlerin keyfi bir toplantısı olduğu [16] ve aynı zamanda, parçalarının toplamından daha fazlası olan, aktivist baskısının odak noktaları olarak katılımcılar, etkinlik ve mekan. [17]

G8, Kanada, Avrupa Komisyonu, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Rusya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri liderleri için resmi olmayan bir yıllık forumdur. [4]

34. G8 zirvesi, İngiltere Başbakanı Gordon Brown ve Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev'in [18] ilk zirvesi ve ABD Başkanı George W. Bush'un son zirvesiydi. [19] Aynı zamanda Japonya Başbakanı Yasuo Fukuda'nın ilk ve tek zirvesiydi. [20] Fukuda, 1 Eylül'de Japonya Başbakanı olarak istifa etti ve zirvede görevden ayrılan G8 liderlerinden ilki oldu. [21]

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, "Bence dünyanın büyük sorunlarını çözmek için sekiz kişi olarak bir araya gelmeye devam etmenin makul olmadığını düşünüyorum, Çin'i unutarak - bir milyar 300 milyon insan - ve Hindistan'ı davet etmeden - bir milyar insan." [22] Japonya ve ABD, Sarkozy'nin zımni önerisine karşı olduklarını açıkladılar. [23]

Katılımcılar Düzenle

Bu zirve katılımcıları, uluslararası forumun şu anki "çekirdek üyeleri": [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35 ] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43]

Çekirdek G8 üyeleri
Ev sahibi devlet ve lider, kalın metinle gösterilir.
Üye İle temsil edilen Başlık
Kanada Stephen Harper Başbakan
Fransa Nicolas Sarkozy Devlet Başkanı
Almanya Angela Merkel Şansölye
İtalya Silvio Berlusconi Başbakan
Japonya Yasuo Fukuda Başbakan
Rusya Dimitri Medvedev Devlet Başkanı
Birleşik Krallık Gordon Brown Başbakan
Amerika Birleşik Devletleri George W. Bush Devlet Başkanı
Avrupa Birliği Jose Manuel Barroso Komisyon Başkanı
Nicolas Sarkozy Konsey Başkanı
G8+5 Davetliler (Ülkeler)
Üye İle temsil edilen Başlık
Brezilya Luiz Inácio Lula da Silva Devlet Başkanı
Çin Hu jintao Devlet Başkanı
Hindistan Manmohan Singh Başbakan
Meksika Felipe Calderon Devlet Başkanı
Güney Afrika Kgalema Motlanthe Devlet Başkanı
Sınırlı Misafir Davetliler (Ülkeler)
Üye İle temsil edilen Başlık
Cezayir Abdülaziz Buteflika Devlet Başkanı
Avustralya Kevin Rudd Başbakan
Etiyopya Meles Zenavi Başbakan
Gana John Kufuor Devlet Başkanı
Endonezya Susilo Bambang Yudhoyono Devlet Başkanı
Nijerya Umaru Musa Yar'Adua Devlet Başkanı
Senegal Abdoulaye Wade Devlet Başkanı
Güney Kore Lee Myung-bak Devlet Başkanı
Tanzanya Jakaya Kikwete Devlet Başkanı
Misafir Davetliler (Uluslararası Kurumlar)
Üye İle temsil edilen Başlık
Afrika Birliği Jean Ping Komisyon Başkanı
Jakaya Kikwete Başkan
bağımsız Devletler Topluluğu Sergey Lebedev yönetici Sekreteri
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Muhammed El Baradey Genel Müdür
Ulusal Enerji Ajansı Nobuo Tanaka Yönetici müdür
Birleşmiş Milletler Ban Ki-moon Genel Sekreter
UNESCO Koichiro Matsuura Genel Müdür
Dünya Bankası Robert Zoellick Devlet Başkanı
Dünya Sağlık Örgütü Margaret Chan Genel Müdür
Dünya Ticaret Organizasyonu Pascal Lamy Genel Müdür

Geleneksel olarak, G8 zirvesine ev sahipliği yapan ülke, öncelikle çok uluslu devlet memurları arasında zirveden önceki haftalarda gerçekleşen müzakerelerin gündemini belirler ve tüm ülkelerin imzalamayı kabul edebileceği ortak bir bildirgeye yol açar. Bu yıl, G8 liderleri iklim değişikliği, küresel ekonomi ve bir dizi siyasi kriz konusunda ortak bir zemin bulmayı umuyorlardı. [6]

Zirve, üyeleri arasındaki farklılıkları çözmek için bir mekan olarak tasarlandı. Pratik bir mesele olarak, zirve aynı zamanda üyelerinin zorlu ekonomik kararlar karşısında birbirlerine karşılıklı cesaret vermeleri için bir fırsat olarak tasarlandı. [5]

Afrika Düzenle

G8 liderleri, "Afrika'nın kalkınmasıyla ilgili tüm konuları" tartışabilecek durumdaydı. [44] Afrika'nın kalkınması için uzun vadeli planlamanın ele alınması ihtiyacı, birkaç yıldır G8 gündem maddesi olmuştur. 2008'de Japonya hem G8 zirvesine hem de Dördüncü Tokyo Uluslararası Afrika Kalkınma Konferansı'na (TICAD-IV) ev sahipliği yaptı - Afrikalı liderler ve onların kalkınma ortakları için beş yılda bir yapılan (beş yıllık döngülerde yinelenen) bir toplantı. Bu, Japonya'nın Afrika'nın uluslararası ilgi odağı haline gelmesine yardımcı olma fırsatına sahip olduğu anlamına geliyordu. [45] Japonya'nın G8'e en son başkanlık ettiği 2000 yılından bu yana G8 gündeminde olan Afrika, Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne (BKH) ulaşma konusunda geri kalmaya devam ederken, Asya aynı dönemde önemli adımlar attı. Asya'da olanların neden Afrika'da olmadığına dair yanıtlanmamış sorular var. [46]

Tartışmalardan sonra, G8 liderleri eğitim, sağlık, su kaynakları ve sanitasyonun iyileştirilmesi ve Afrika'daki doktor ve hemşire sayısının artırılmasına yönelik yeni önlemleri açıkladı. Ancak Zamanlar Genel Afrika yardımlarıyla ilgili bir manşet figürünün varlığı veya yokluğu ile müzakerelerinin başarılı veya başarısız olarak değerlendirileceğini söylüyor. Fukuda ve Brown'ın 2005 Gleneagles zirvesinde verilen sözlerin yerine getirilmesi için baskı yaptıkları bildiriliyor, ancak Sarkozy ve Berlusconi'nin bu taahhütlerden geri çekildikleri görülüyor. [47]

G8 liderleri, 2010 yılına kadar sıtmadan binlerce ölümü önleyecek 100 milyon cibinlik sözü de dahil olmak üzere, Afrika'nın hastalıklarla savaşmasına yardımcı olmak için 60 milyar dolarlık fon sağlamak için beş yıllık bir son tarih belirledi. Ayrıca, üç yıl önce Afrika'ya yapılan yardımı 2010 yılına kadar 25 milyar dolara iki katına çıkarma ve 2010'dan sonra daha fazla yardım sözü vermeyi düşünme taahhüdünü yenilediler.[6]

İklim değişikliği Düzenle

G8 liderleri, "iklimle ilgili tüm konuları" tartışacaklarını iddia etti. [48]

"Dünyanın en büyük sera gazı yayıcıları olan ABD ve Çin'in katılımını sağlayacak yeni bir çerçeve" de dahil olmak üzere daha fazla tartışma için bir teklif paketi geliştirildi. G8 konferansının G8 organizatörleri tarafından, Endonezya'nın Bali kentinde düzenlenen Aralık 2007 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda üzerinde anlaşmaya varılan ilk çerçeveye dayalı olarak "taahhütleri sağlamlaştırmak için önemli bir platform" olduğu iddia ediliyor. [46]

100'den fazla STK ve diğer örgütler ve bireyler tarafından "G8 Hükümetlerine Meydan Okuma"da, G8'i eleştirenler, G8 devletlerinin iklim krizinden kendilerinin sorumlu olduğunu iddia etti. G8 hükümetlerine "iklim değişikliğine katkıda bulunan projeleri ve politikaları finanse etmeyi durdurma" çağrısında bulundular. [9]

G8 liderleri, dünyanın küresel ısınmadan sorumlu tutulan karbon emisyonlarını 2050 yılına kadar en az yüzde 50 oranında azaltması ve her ulusun kısa vadeli hedefler için kendi hedefini belirlemesi gerektiği konusunda anlaştılar. Bildiri, geçen yılki bu tür uzun vadeli kesintileri "ciddi olarak düşünün" çağrısından ileriye doğru küçük bir adımı temsil ediyor, ancak gelişmekte olan ülkelerdeki çevre aktivistleri ve liderleri, açıklamayı dişsiz bir jest olarak nitelendirerek hayal kırıklığına uğradı. [6]

Asahi Evening News tarafından hazırlanan bir rapora göre, iklim değişikliğinin küçük Pasifik Adası ülkeleri üzerindeki etkisi de G8 zirvesinin "resmi olmayan bir teması" olacak. [49] Japonya, küçük Pasifik devletlerinin ve diğer gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğinin zorluklarıyla başa çıkmasına yardımcı olmak için Haziran 2008'de Cool Earth Partnership adlı bir planı açıklamıştı. [49] Japon Çevre Bakanlığı'ndan bir yetkili, konuyla ilgili daha fazla diyalog için yeni yardım paketini G8 Zirvesi'nden önce açıklamak istediğini belirtti. [49] Japonya'nın yükselen deniz seviyelerine karşı yardım paketini alan Tuvalu Başbakan Yardımcısı Tavau Teii, iklim değişikliğinin küçük ada ülkesi üzerindeki etkisi konusunda farkındalık yaratmak için G8 Zirvesi öncesinde Japonya'yı gezdi. [49] [50]

Fikri mülkiyet hakları Düzenle

Sızan bir belge [51], İnternet etkinliği ve bilgi tabanlı mal ticareti ile ilgili fikri mülkiyet haklarının sıkı bir şekilde uygulanmasını zorunlu kılacak çok taraflı bir ticaret anlaşmasının hükümlerini detaylandırıyor. Kabul edilirse, bu formun bir anlaşması, müşteri bilgilerinin eksik olarak ifşa edilmesinin yanı sıra çevrimiçi gizlilik araçlarının kullanımını kısıtlayan önlemler de dahil olmak üzere, ISP'lere yeni işbirliği gereksinimleri dayatan güçlü, yukarıdan aşağıya bir uygulama rejimi uygulayacaktır. Teklif ayrıca, gelişmekte olan ülkeleri yasal rejimi kabul etmeye teşvik edecek bir plan da belirtiyor. Avrupa Komisyonu, Amerika Birleşik Devletleri Ticaret Temsilciliği Ofisi, Avustralya Dış İlişkiler ve Ticaret Bakanlığı ve diğerlerinin konuşma noktaları, görünüşte bu belgeden seçilmiş pasajlar yayınladılar. [52]

Siyasi konular Düzenle

Tartışmaya açık olan önemli konular arasında terörizm ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi yer alıyordu. [53]

  • Zimbabve: G8 bildirisi, Robert Mugabe'nin cumhurbaşkanlığını sürdürdüğünü yüzeysel olarak doğrulayan şiddetle gölgelenen seçim süreciyle ilgili "ciddi endişeyi" dile getirdi. Mugabe hükümetinde şiddetin arkasında olan kişilere yönelik hedefli yaptırımlar da dahil olmak üzere daha fazla eylem konusunda uyardılar. Liderler ortaklaşa bir BM özel elçisinin atanmasını tavsiye ettiler. [6] Gordon Brown, Mugabe'yi gayri meşru bir başkan olarak etiketleyecek bir açıklama için baskı yaptı ve George Bush geçen ayki şiddetli başkanlık seçimlerini "sahte" olarak nitelendirdi. Bununla birlikte, G8 arasında oybirliği yoktu ve Rusya, Mugabe rejimine karşı daha fazla yaptırım uygulanmasına karşı sessiz bir şekilde muhalefet sinyali verdi. [54]
  • İran: G8 bildirisi, İran hükümetini BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda uranyum zenginleştirme programını sona erdirmeye çağırdı ve resmi olarak Tahran'ı uluslararası arabuluculuğa olumlu yanıt vermeye çağırdı. [6]
  • Kuzey Kore: G8 bildirisi, Kuzey Kore'yi nükleer silahlardan vazgeçmeye ve nükleer program dosyasının doğrulanmasında işbirliği yapmaya teşvik etti. Japon hükümetinin önemli bir endişesini desteklemek için G8 liderleri, Kuzey Kore'nin 1970'lerde ve 1980'lerde Japon sivilleri kaçırmasıyla ilgili cevaplanmamış soruların çözülmesinde ilerleme çağrısında bulundu. [6]

Dünya ekonomisi Düzenle

Zirve Web Sitesi, dünya ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi, yatırım, ticaret, fikri mülkiyet haklarının korunması, gelişmekte olan ekonomiler ve doğal kaynaklar da dahil olmak üzere dünya ekonomisini çevreleyen birçok önemli konuyu vurgulamaktadır. [53]

"G8 Hükümetlerine Meydan Okuma"da 100'ü aşkın STK ve diğer kurum ve kişiler tarafından dünya ekonomisine ilişkin G8 hükümetlerine yöneltilen talepler, "tüm gayri meşru borçların iptali", "kredi kullanma ve borç iptali uygulamasına son verilmesi" şeklindeydi. koşullar" ve "G8 ülkelerindeki bankalarda tutulan çalıntı varlıkların iadesini kolaylaştırıyor." [9]

Gıda krizi Düzenle

2007-2008 dünya gıda fiyatı kriziyle ilgili olarak, 100'den fazla STK ve diğer örgütler ve bireyler, G8'in "gıda krizine yol açan zararlı politikaları tersine çevirme çabalarına saygı duyması" çağrısında bulunan bir "G8 Hükümetlerine Meydan Okuma" yayınladı ve G8'in "gıda fiyatlarına ilişkin spekülasyonları yasaklaması" için. [9]

G8 liderleri, yeterli gıda stoğuna sahip ülkeleri, diğerlerinin yükselen fiyatlar ile başa çıkmalarına yardımcı olmak için rezervlerinin bir kısmını serbest bırakmaya çağırdı ve G8'in yumuşak ifadeli tebliği, ihracat kısıtlamalarını kaldırmanın "zorunlu" olduğunu söyledi. [6]

G8 zirvesi için önceden bir geçici program düzenlendi ve zirve planlayıcıları, çevredeki bazı olayları etkileyen beklenmedik durumlar öngördü. [55]

5 Temmuz Düzenle

Cumartesi gününün gündeminde şunlar vardı: [55]

6 Temmuz Düzenle

Pazar günkü gündem şunları içeriyordu: [55]

  • Hükümet dışı kuruluşlar, Hokkaido, Sapporo'da (8 Temmuz'a kadar) "Halk Zirvesi" düzenliyor. [57]
  • Bush-Fukuda ikili görüşmesi, [58] ABD-Japonya zirvesi. [59]
  • Harper-Fukuda ikili toplantısı, [60] Kanada-Japonya zirvesi. [61]
  • ABD-Japonya liderlerinin akşam yemeği. [55]

7 Temmuz Düzenle

Tōyako'daki ilk resmi toplantı günü, Afrika kalkınma sorunlarına odaklandı. Görüş alışverişi, bir dizi ikili toplantıda ve yedi Afrika ülkesinin -Cezayir, Etiyopya, Gana, Nijerya, Senegal, Güney Afrika, Tanzanya ve G-8 başkanının- G8 liderlerini ve liderlerini bir araya getiren genişletilmiş öğleden sonra oturumunda yayınlandı. Afrika Birliği Komisyonu. Pazartesi günkü gündem şunları içeriyordu: [55]

  • Merkel-Fukuda ikili görüşmesi. [62]
  • Medvedev-Brown ikili görüşmesi. [63]
  • Medvedev-Merkel ikili görüşmesi. [63]
  • Medvedev-Sarkozy ikili görüşmesi. [63]
  • Medvedev-Bush ikili görüşmesi. [64]
  • Sosyal Yardım Çalışma Öğle Yemeği: G8 liderleri + 8 Afrikalı lider. [65]
  • Sosyal Yardım Çalışma Oturumu: G8 liderleri + 8 Afrikalı lider. [65]
  • Mbeki-Bush ikili görüşmesi. [66]
  • Mbeki-Fukuda ikili toplantısı, [66] Güney Afrika-Japonya zirvesi. [67]
  • Buteflika-Sarkozy ikili görüşmesi. [68]
  • Buteflika-Fukuda ikili görüşmesi. [69]
  • Yar'Adua-Fukuda ikili görüşmesi, [43] Nijerya-Japonya zirvesi. [70]
  • Brown-Fukuda ikili görüşmesi. [71]
  • G8 Sosyal Etkinlik (Tanabata ile ilgili olay) [65]
  • G8 Sosyal Akşam Yemeği. [72]

8 Temmuz Düzenle

Tōyako'daki toplantıların ikinci günü gıda krizi, petrol fiyatları ve iklim değişikliğine odaklandı. Salı günkü gündem şunları içeriyordu: [55]

  • Merkel-Bush ikili görüşmesi. [73]
  • G8 Sabah Çalışma Oturumu.[65]
  • G8 Çalışma Öğle Yemeği.[65]
  • G8 Öğleden Sonra Çalışma Oturumu.[65]
  • "+5" ülkelerinin (G8+5) Sapporo'da Çarşamba günkü sabah oturumu öncesinde buluşması (Brezilya, Çin, Hindistan, Meksika ve Güney Afrika)
  • Medvedev-Fukuda ikili görüşmesi. [74]
  • Berlusconi-Fukuda ikili görüşmesi. [75]
  • G8 Çalışma Yemeği.[65]
  • Hu-Lula ikili görüşmesi [76]
  • Hu-Mbeki ikili görüşmesi [77]
  • Hu-Singh ikili görüşmesi [78]

9 Temmuz Düzenle

Zirvenin üçüncü günü, liderler tarafından tartışılan bazı önemli konuları tanımlamak için özet ifadeler hazırlamaya ayrıldı. Çarşamba gününün programı iki sabah seansını içeriyordu. Sabahın erken saatlerinde bir sosyal yardım toplantısı G8 liderlerini ve Brezilya, Çin, Hindistan, Meksika ve Güney Afrika liderlerini bir araya getirdi. Avustralya, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Meksika, Güney Afrika ve Güney Kore gibi "büyük ekonomilerin" G8 liderleri ve liderleri için ayrı bir toplantı yapıldı. Çarşamba günkü gündem aşağıdakileri kapsıyordu: [55]

  • Singh-Bush ikili görüşmesi. [79]
  • Sosyal Yardım Çalışma Oturumu.[65]
  • Büyük Ekonomiler Toplantısı.[65]
  • G8 Çalışma Öğle Yemeği Büyük Ekonomiler Toplantısı katılımcıları ile. [65]
  • Hu-Bush ikili görüşmesi. [80]
  • Hu-Medvedev ikili görüşmesi [81]
  • Hu-Harper ikili görüşmesi [82]
  • Hu-Sarkozy ikili görüşmesi [83]
  • Basın toplantısı.[84]
  • Lee-Bush ikili görüşmesi. [85]
  • Hu-Fukuda ikili görüşmesi. [86]
  • Singh-Fukuda ikili görüşmesi. [87]
  • Calderon-Fukuda ikili toplantısı. [88]
  • Lula da Silva-Fukuda ikili toplantısı. [89]
  • Rudd-Fukuda ikili görüşmesi. [90]
  • Yudhoyono-Fukuda ikili görüşmesi. [91]
  • Singh-Medvedev ikili görüşmesi. [79]
  • Singh-Rudd ikili görüşmesi. [79]

Uluslararası kalkınma STK'ları [92] ve ağlar, Japonya'nın Hokkaido kentinde yapılan Temmuz 2008 G8 zirvesinin nihai bildirisine hayal kırıklığı ve hayal kırıklığı karışımı bir tepki verdiler.

60.000 İngiliz vatandaşı ve dünya çapında 1.000.000 kişi, G8 liderlerini gıda krizini çözmeye, iklim değişikliğini ele almaya, su ve sanitasyon için fon sağlamaya ve sağlık ve eğitim için yardım sağlamaya çağıran dilekçeleri imzaladı.

Ancak, G8'den bu hayati kaygılar konusunda harekete geçmek için somut planlar gelmedi.

Gıda krizi Düzenle

G8, mevcut küresel gıda kriziyle ilgili derin endişelerini kaydetti, ancak bununla mücadele için somut veya ölçülebilir girişimler açıklamadı.

World Vision'a göre, Ocak ayından bu yana taahhüt edilen 10 milyar dolar, kısa vadede bir fark yaratacak. Tearfund, kabul edilen ölçülebilir planların olmaması, bu grubun tam olarak hangi rolü oynayacağının belirsiz olduğu anlamına gelse de, gıda güvenliği taahhütlerinin uygulanmasını izlemek için bir G8 Uzman Grubunun atanmasını olumlu bir adım olarak görüyor.

Birçok STK, G8'in gıda krizinin yapısal nedenlerini ele almadığını bildiriyor. G8 liderleri, ticaret adaletini sağlamak yerine, gelişmekte olan ülkeler için daha da fazla ticaret liberalizasyonu için bastırdı. G8, küresel piyasalarda gıda fiyatları spekülasyonunun krizi daha da kötüleştirmedeki rolü konusunda da sessiz kaldı. Ayrıca biyo-yakıtların azaltılması ve iklim değişikliğinin ele alınması konusunda sadece belirsiz kelimeler kullandılar.

İklim değişikliği Düzenle

G8, CO2 emisyonlarını 2050 yılına kadar yarı yarıya azaltma sözü verdi. Ancak CAFOD, ActionAid, Christian Aid, Oxfam ve Save the Children gibi STK'ların tümü, bunun inandırıcı olmadığını çünkü üzerinde anlaşmaya varılmış bir başlangıç ​​yılı ve emisyonların ne zaman zirveye ulaşacağı konusunda bir anlaşma olmadığını savunuyor. ve azalmaya başlar ve emisyon azaltımlarına ilişkin orta vadeli bir hedef yoktur.

'İklim Yatırım Fonu'na 6 milyar dolar taahhüt edildi. Ancak Christian Aid bununla ilgili iki soruna dikkat çekiyor. İlk olarak, fon, yoksul ülkelere zarar verici ekonomik politikalar uygulama konusunda bir geçmişe sahip olan ve dünya çapında sera gazı salan büyük bir proje portföyünü destekleyen Dünya Bankası'nda tutulacak. İkincisi, bu yeni para değil - yardım bütçelerinin azaldığı bir dönemde para yardım bütçelerinden çıkacak.

Su ve sanitasyon Düzenle

Uluslararası Su Yoksulluğuna Son ittifakı, G8 zirvesinde küresel temizlik ve su krizinde bir atılım umudunun, G8'in güvenli bir tuvalete erişimi olmayan 2,6 milyar insana yardım etmek için büyük ölçüde somut eylemlerden yoksun bir bildiri yayınlamasıyla suya düştüğünü bildirdi. 1,1 milyar insanın temiz suya erişimi yok. Yakın tarihli bir WaterAid raporunun diğer herhangi bir faktörden daha fazla çocuğu öldürdüğünü iddia ettiği şeyin üstesinden gelmek için bir eylem planını kabul etmek yerine, G8 liderleri 2009 zirvesindeki ilerlemeyi bildirmekle ve itibarsız 2003 G8 Evian Su Eylem Planını uygulamak için adımlar atmakla yetindiler.

Sağlık ve eğitim için yardım

Tearfund, G8 liderlerinin önümüzdeki 5 yıl içinde sağlık için öngörülen 60 milyar dolar sağlamayı taahhüt etmelerini memnuniyetle karşıladı. Ancak bunun, 2010 yılına kadar sağlıkla ilgili Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ve Evrensel Erişime ulaşmak için gerekenin çok altında kaldığına dikkat çekiyorlar. Mevcut UNAIDS kaynak tahminlerine göre, yalnızca HIV için gereken kaynakların G8 payı bir sonraki için 65 milyar ABD dolarıdır. üç yıl. Bu arada, 2007'de Heiligendamm'da özetlendiği gibi, pediatrik tedaviye evrensel erişim gibi önceki taahhütler, bunların yokluğuyla göze çarpmaktadır.

Tebliğ ekinde teslimat takvimi veya ölçülebilir eylem planları bulunmamaktadır. G8 liderleri bir izleme mekanizması kurmayı kabul ettiler, ancak ayrıntılar belirsizliğini koruyor. Finansman, zaman çizelgeleri ve izleme mekanizmaları olmadan, G8 liderlerinin küresel sağlık konusundaki endişeleri boş jestler olacaktır.

Küresel Eğitim Kampanyası'na göre, eğitim için 1 milyar dolarlık bir taahhütte bulunuldu, ancak bu, her çocuğun insan hakkı olan şeyi sağlamak için gerekenin %10'undan daha az.

Zirve başlamadan önce 40'tan fazla muhalif tutuklandı [12] ve G8 liderliğini eleştiren on dokuz veya yirmi Koreli, New Chitose Havalimanı'nda en az 24 saat gözaltında tutuldu. [13] [14] Yasal bir gözlemciye göre "mülkiyete veya insanlara karşı hiçbir eylemin gerçekleşmediği şiddet içermeyen bir gösteri" sırasında, bir Reuters kameramanı da dahil olmak üzere en az dört kişi tutuklandı. [15]

Protestocular ve gösteriler Düzenle

Tüm gösteriler bir meseleye karşı ajitasyon yapmıyordu. 2005 İskoçya zirvesinde, ilk kez dışarıda protesto eden on binlerce insan, zirvenin Afrika yardımı [3] gündemini gerçekten destekliyordu ve bazı aktivistler aynı amaçla Hokkaido'ya gitti. Tecrübeli İngiliz aktör ve Oxfam aktivisti Bill Nighy Sapporo'da kısa ve öz bir şekilde açıkladı: "Geçen sefer [Heiligendamm, Almanya'da] tam olarak elde etmek istediğimiz şeyi, yani G8 liderlerini ve hükümetlerini verdikleri sözde tutmak istiyoruz. Binyıl Kalkınma Hedeflerini yerine getireceklerdi: herkes için ilköğretim eğitimi, ihtiyacı olan tüm insanlar için HIV ilaçları anne sağlığı sürdürülebilir çevre.Biz sadece bu vaatlerden caymamalarını ve programa uymalarını istiyoruz.Şu anda, feci şekilde programın gerisindeler. Bu yüzden onlara bunu hatırlatmak istiyoruz." [93]

G8 zirvesi sırasında Sapporo'daki bazı protesto örgütleri Japonların ruhunu güçlendirmeye çalıştı. Tanabata festivale dikkatleri bu zirvenin başarmasını umduklarına odaklayacak. [57] 7 Temmuz akşamı, G8 liderleri kendi liderlerini yaratmaya davet edildiler. tanzaku, grup, zirve fotoğrafçısı tarafından özel dileklerinin bağlandığı bambunun önünde yakalandı. Aynı tema, Oxfam ve CARE International gibi sivil toplum kuruluşları tarafından G8 Zirvesi ve Tanabata. [94]

24 saat İngilizce yayın yapan İran uluslararası haber ağı, Sapporo sokaklarında G8'i gıda üreticilerine ve hızla artan gıda fiyatlarına daha fazla dikkat etmeye çağıran aktivistleri bildirdi. [95]

İnsan hakları ihlalleri ve sınır kontrolleri

Osaka'da çok geniş bir polis mevcudiyeti ile başlayan G8 Maliye Bakanları Toplantısı'ndan bir gün önce, Kamagasaki'de bir gündelikçinin polis tarafından işkence gördüğü iddia edildi. Buna karşılık, birçok günlük işçi ve diğer yerel vatandaşlar günlerce sokak protestoları düzenledi. [ kaynak belirtilmeli ]

34. G8 Zirvesi başlamadan bir ay önce, "geniş sol ve anarşist grupların önleyici baskınlarında 40'tan fazla kişi tutuklandı". [12]

Zirveden hemen önce Via Campesina, 19 (veya 20) Koreli çiftçinin New Chitose Havalimanı'nda 24 saatten fazla gözaltında tutulmasından ve çiftçilerin Nouminren'den (Japon Ailesi) resmi bir davet mektubu ile seyahat ettiklerini belirterek Japonya'dan muhtemel sınır dışı edilmelerinden şikayet etti. Çiftçi Hareketi) ve yetkililer tarafından talep edilen planlanmış faaliyetlerinin tam bir programı. Via Campesina, "insanlığın ve çevrenin karşı karşıya olduğu sorunlara karşı toplanma, gösteri yapma ve çözüm önerme hakkını" öne sürerek, "Sapporo Havalimanı'nda gözaltına alınan tüm çiftçilerin, işçilerin ve diğer aktivistlerin, G8 Zirvesi." [13] [14]

Yasal bir gözlemci olan Ko Watari'ye göre, "mülkiyete veya insanlara karşı hiçbir eylemin gerçekleşmediği, hatta gerçekleşmesi muhtemel görünen şiddet içermeyen bir gösteri" sırasında, bir Reuters kameramanı da dahil olmak üzere en az dört kişi tutuklandı. "Hayır! G8 Hukuk Ekibi"ne göre tutuklular potansiyel olarak "yıllarca hapis" ile karşı karşıya kalacaklar. [15]

Yurttaş gazeteciliği Düzenle

Vatandaş grupları, beklenen protestoların bağımsız medyada yer alması için birkaç vatandaş gazeteciliği merkezi kurdu. [96] Bu metin, bir bakıma, "tarihin ilk kaba taslağı"nın bir parçası olarak bu makaleyi oluşturan yurttaş gazeteciliği gibi bir şeyin eseridir. [97]

G8 zirvesinin bileşimi bir gündem maddesi değil, grubun Çin, Meksika, Hindistan, Brezilya ve Avustralya, Güney Kore ve İspanya gibi diğer büyük ekonomileri kapsayacak şekilde genişlediğini görmek istedi. G8 zirvesi, haber medyası tarafından gözlemlenen ve rapor edilen uluslararası bir olaydır, ancak G8'in 30 yıldan fazla bir süre sonra devam eden ilgisi biraz belirsizdir. [98] Birden fazla analist, G-8 zirvesinin üç günlük bir etkinlik bağlamında herhangi bir zor veya tartışmalı politika sorununun ayrıntılarını ortaya çıkarmanın yeri olmadığını öne sürüyor. [99] Aksine, toplantı bir dizi karmaşık ve bazen birbiriyle ilişkili meseleleri getirmek için bir fırsat sunuyor. G8 zirvesi, liderleri "hızlı düzeltmeler hayal etmeleri için değil, birlikte konuşup düşünmek için" bir araya getiriyor. [100]

Analistler, bunun yeni ve iddialı bir gündemin planlandığı bir zirve olmayacağını, aksine artan küresel hoşnutsuzluğun üstünü örtmeye çalışmak için temkinli bir şekilde odaklanacağını tahmin ediyorlar. [18] 1976'da, Kanada'nın katıldığı ilk yıl, uluslar, hiçbiri üyeler tarafından tam olarak yerine getirilmeyen yedi taahhütte bulunan 1.600 kelimelik bir bildiri yayınladı. 2007'de ülkeler 329 taahhütte bulundu ve bunların yaklaşık üçte biri gerçeğe dönüştü. G8'in savunucuları, bunun zirvelerin devam eden etkinliğinin kanıtı olduğunu söylüyor: G8 genellikle bu yıllık zirve toplantılarında verilen sözleri yerine getirmekte her zamankinden daha iyi bir iş çıkarıyor. [3]

Bu G8 zirvesinin öngörülen değerlendirmesi, en son G8 zirvelerini kapsayan bir bağlamda değerlendirilebilir veya ölçülebilir. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Sea Island'daki 2004 zirvesinde, G8 liderleri yoksul ülkeler için borç hafifletme programlarını genişletmeyi kabul ettiler, ancak Afrika ülkelerinin çok taraflı borç verme kuruluşlarına borçlu oldukları kredilerin tamamen silinmesi taleplerinin gerisinde kaldılar. G8 liderleri, yoksul devletlerin borçlarının bir kısmını silebileceği Yüksek Borçlu Yoksul Ülkeler girişiminin süresini uzatacaklarını söylediler. En son üç G8 zirvesinden elde edilen başarıların bir özeti şunları içerecektir: [101]

2005 zirvesi. İskoçya'daki Gleneagles'da, G8 liderleri 2010 yılına kadar Afrika'ya iki kattan fazla yardım yapmayı kabul etti, ancak yardım kuruluşları taahhütte çok az yeni para olduğunu savundu. Ayrıca G8 ülkeleri ve diğer bağışçıların tüm gelişmekte olan ülkelere yapılan toplam yardımı 2010 yılına kadar yılda yaklaşık 50 milyar dolar artıracağına söz verdiler. Afrika'ya yardım, İngiltere Başbakanı Tony Blair [102] tarafından 2005 zirvesinin zirvesine kondu, ancak bu iyi Blair'in Londra'da toplu taşımayı aksatan terörist bomba patlamaları sonrasında Londra'ya dönmek zorunda kalması nedeniyle bu planlar suya düştü. Afrika meseleleriyle ilgili tartışma, normal G8 oturumları kadar verimli olmadı ve "parçalı" bir karaktere sahipti. Zirvenin güvenilir bir analizi, Gleneagles'ın diğer G8 zirvelerinden ayrıldığını gösteriyor.

İlk bakışta ne kadar tuhaf görünse de, Londra'ya yapılan terörist saldırılar olmasaydı, düzenli bir zirve olurdu. Her ne kadar trajedi, aksi takdirde dünyanın en zengin ve en güçlü ülkelerine yönlendirilecek olan dikkatin önemli bir bölümünü ortadan kaldırmış olsa da. zirvenin göreceli başarısı için sağlanan saldırılar. teröre karşı birleşik cepheyi gösterme ve teröristlerin engelleyemediği bir ölçüde somut sonuçlar elde etme zorunluluğu nedeniyle. [103]

2006 zirvesi. Rusya'nın Saint Petersburg kentinde, G8 liderleri resmi bir enerji güvenliği gündemi, bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve eğitimi teşvik etme konusunda anlaştılar - tüm konular çok az tartışmalıydı ve G8 üyeleri tarafından herhangi bir finansal taahhüt gerektirmedi. 2005 zirve gündeminden Afrika'ya yardım 2006 gündeminde yeniden belirdi [102], ancak somut hiçbir eylem gerçekleşmedi. [101]

2007 zirvesi. Almanya'daki Heiligendamm'da G8 liderleri, sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik küresel bir hedefi değerlendirmeye ve Kyoto Protokollerini genişletecek ve genişletecek yeni bir küresel iklim paktı müzakere etmeye karar verdiler. [104] Afrika için, G8 AIDS, sıtma ve tüberkülozla mücadele için 60 milyar dolar taahhüt etti [102] ancak deklarasyon belirli bir zaman çizelgesi belirlemedi, tek tek ülkelerin katkılarını kesmedi veya toplam fonların ne kadarının harcandığını açıklamadı. daha önce söz verdi. [101]

Afrika için Altyapı Konsorsiyumu Düzenle

Afrika için Altyapı Konsorsiyumu (ICA), 2005 yılında Birleşik Krallık'ta İskoçya'nın Gleneagles kentinde düzenlenen 31. G8 zirvesinde kuruldu. O zamandan beri, ICA'nın yıllık toplantısına geleneksel olarak G8 Başkanlığını elinde bulunduran ülke ev sahipliği yapıyor. 2008 toplantısı Mart 2008'de Tokyo'da yapıldı. [105]

Japonya, G-8 Zirvesi'ne ev sahipliği yapmak için eşi görülmemiş bir meblağ harcadı. [106] Tam bir muhasebe açıklanmamasına rağmen, tahmini toplam bütçe 60 milyar yenden fazlaydı:

  • Ulusal Polis Teşkilatı tarafından terörle mücadele önlemleri de dahil olmak üzere mekanlarda devriye gezmek için kullanılan 30 milyar yen (283 milyon 561 milyon £). [107] Üç günlük toplantı sona erdiğinde, Japon vergi mükellefleri, İngiltere'nin üç yıl önce Gleneagles'ta savurduğu tahmini 1,3 milyon sterlinlik bütçeyi gölgede bırakan bir faturayla karşı karşıya kalacak. Bir dışişleri bakanlığı sözcüsü, "Bu yıl katılan parti sayısının eşi benzeri görülmemiş, bu da kuşkusuz düzenlemeleri karmaşık hale getirdi ve bunu önceki zirvelerle karşılaştırmak adil değil" dedi. [108]
  • 25,5 milyar ¥ Dışişleri Bakanlığı tarafından harcanacak. [106]
    1. Toyako'daki zirve mekanı ile uluslararası medya merkezinin yer alacağı Rusutsu arasındaki iletişim altyapısı için yaklaşık 9 milyar yen.
    2. Bir kayak merkezindeki otopark üzerine inşa edilen ve basın ve hükümetlerden yaklaşık 3.000 kişiyi ağırlayacak medya merkezi için yaklaşık 5 milyar Yen. Merkezin içinde ve dışında, yakıt hücreleri ve ısı pompaları dahil olmak üzere en son çevre teknolojisi sergilenecek. The center itself boasts eco-friendly features, including solar panels, "green" walls and a snow cooling system. Once the summit is over, however, the building will be demolished.
  • ¥1 billion each for The Defense Ministry and Japan Coast Guard for transporting the leaders and patrolling sea areas near the venue and monitoring the 46 km no-fly zone surrounding the summit site. [107]

The Times reports that the estimated cost of the Hokkaidō summit topped $285 million. [109]


KEEP WORD ON AFRICA

Obama said Africa had enough arable land but lacked seeds, irrigation and mechanisms for farmers to get a fair price for their produce -- issues that the summit promised to tackle.

Africa told the wealthy powers they must honor their commitments, old and new -- mindful that some in the G8 had fallen well short of their 2005 promise to increase annual aid by $50 billion by 2010, half of which was meant for Africa.

South African President Jacob Zuma said the new funding will “go a long way” to helping Africa, adding: “We can’t say it’s enough, but at least it begins to do very concrete things.”

Nigerian Agriculture Minister Abba Ruma said the new pledge was “very commendable in view of the current global recession.”

But he cautioned that it must be “disbursed expeditiously. It is only then we will know that the G8 is living up to its commitment and not just making a pledge and going to sleep.”

The United Nations says the number of malnourished people has risen in the past two years and is expected to top 1.02 billion this year, reversing decades of declines. The global recession is expected to make 103 million more go hungry.

Aid bodies like the World Food Program said a last-minute surge of generosity at the summit in L’Aquila resulting in the $20 billion pledge was “greeted with great happiness.”

That amount over three years may compare unfavorably with the $13.4 billion the G8 says it disbursed between January 2008 and July 2009, but aid groups said the new pledge in Italy was more clearly focused.

Japan and the European Union were also championing a code of conduct for responsible investment after growing farmland acquisition or “land grabs” in emerging nations.


G-8 Countries Pledge Aid to Skeptical Africa

Activists were disappointed in African aid packages proposed this week by the Group of Eight industrialized nations meeting in Japan, Agence France-Presse (AFP) reports (afp.google.com 7/8).

World leaders on Tuesday, July 8, set a five-year deadline to provide $60 billion to fight disease in Africa, but similar, unfulfilled promises were made three years ago. Aid workers said the pledge meant little to the continent&rsquos poor.

&ldquoOnly when they come through with the $25 billion for Africa will we have cause to celebrate,&rdquo said Charles Abani, Southern Africa regional director for Oxfam International. &ldquoThe money is a pittance for the G-8, but for poor Africans it could mean a future with lifesaving medicines and the chance to learn to read and write.&rdquo

The G-8 said that aid from &ldquothe G-8 and other donors to Africa should be reassessed and may need to be increased for the period after 2010, beyond our current commitments.&rdquo

This year&rsquos meeting comes at the halfway point of the United Nations-backed Millennium Development Goals, which set the target of eradicating the world&rsquos worst poverty by 2015. Japan called for the current summit to focus on health and development.

&ldquoI&rsquom disappointed although I must say we didn&rsquot expect much from this G-8,&rdquo said Bob Geldof, founder of the Live Aid concert for Africa in 1985. Aid pledges were meaningless unless individual governments allocated funds in their budgets, he said.

For UNAIDS/Kaiser Family Foundation&rsquos complete analysis of available HIV/AIDS funding from the G-8, the European Commission and other donor governments in 2007, click here.


How Lasting Is the Legacy of the Live 8 Charity Concert?

A voyage to the bottom of a T-shirt drawer prompts a look back at a major event in the history of celebrity charity concerts, 2005's Live 8, Philadelphia.

The other day, needing something to break up the rotation of my T-shirt wardrobe, I reached for a souvenir I hadn’t worn in years.

It’s a tie-die shirt commemorating the Live 8 concerts, a series of performances by pop stars big and small across the globe, aiming to pressure governments and multinational corporations to enact debt relief for struggling African countries in advance of the upcoming Group of 8 (G8) conference. It was quite a massive undertaking, spearheaded by rocker-turned-activist
Bob Geldof, who’d taken on using rock celebrity to shine a light on global issues as his calling. It fell almost 20 years to the day after Geldof staged Live Aid, a day of concerts in Philadelphia and London to help alleviate famine in Ethiopia. This was a cause Geldof first engaged by producing the charity single “Do They Know It’s Christmas?” the previous year.

My T-shirt lists the acts performing at Philadelphia on the front and the acts performing at Paris London Berlin Rome Edinburgh, Scotland (the site of the G8 conference) and Barrie, Canada (north of Toronto) on the back. Concerts were added in Japan, Moscow, and Johannesburg either this happened after the shirts were printed or organizers didn’t try to include all those other lineups on one back.

Destiny’s Child at Live 8 Philadelphia in 2005. (CC BY-SA 2.0 / Wikimedia Commons)

Overall, the lineups were heavy on global rock superstars like Paul McCartney and U2, with popular national favorites filling out the slates. That was the better — or so it was thought — to attract global attention to an issue only global economic policy wonks, and Africans thought much about. Among those performing throughout the world that day were:

  • Pink Floyd (in a one-time-only reunion of the classic quartet lineup) and Elton John in London
  • Andrea Bocelli and the Cure in Paris (my shirt lists Jamiroquai as the headliner there, but they canceled, claiming they had no idea they’d been booked for the performance)
  • Bryan Adams, Celine Dion, and DMC (without Run, but with the less-famous half of Aerosmith for “Walk This Way”) in Canada (Tegan and Sara canceled due to illness Neil Young closed the show with “O Canada”)
  • Brian Wilson, Roxy Music, and Green Day in Berlin (Crosby, Stills & Nash and not-yet-Ms. Lauryn Hill are listed on my shirt, but both acts canceled)
  • Annie Lennox, Travis and James Brown (!) in Edinburgh
  • Bjork and Good Charlotte in Japan
  • The Pet Shop Boys in Moscow and
  • Duran Duran and Faith Hill & Tim McGraw in, of all places, Rome (Hill and McGraw were listed on the shirt as headliners but performed towards the middle of the show Duran Duran didn’t make it to the shirt).

At the bottom of the shirt is the concert date: July 2, 2005. How convenient of me to excavate it just as the event is approaching its 15th anniversary.

I bought the shirt at the Philadelphia show, where I was living at the time. I wrote about the show, and the complicated local run-up, for this very magazine (“When I Say ‘Debt’ You Say ‘Relief‘: Live 8 in Philadelphia”, 6 July 2005) if I remembered more about that day I’d add it here, but I don’t. You can check out the Wikipedia page for a basic history of the global event there are also several videos of performances from the concerts on YouTube.

Now 15 years on, Live 8 is pretty much a memory that lives on, most likely, in the bottom of T-shirt drawers across the world. Many of the performers that day are still doing their things (Keith Urban, Madonna, Coldplay), others are stuck in your 󈧄s time capsule (Dido, Robbie Williams, the Kaiser Chiefs). Destiny’s Child is no longer a regularly working group, but its lead singer has done okay for herself in the years since. South Africa’s Lucky Dube, Canada’s Gordon Downie, and France’s Johnny Hallyday are among those who have passed. You might be able to name Willow Smith’s last record more quickly than her dad’s.

The most glaring thing about the lineups is that only one Africa-based act, Senegal legend Youssou N’Dour, was scheduled at the time of that T-shirt’s printing to perform at any of the shows. (The shirt said he’d be in Edinburgh, but he ended up closing out the Paris show with his international hit 𔄟 Seconds”.)

Otherwise, the African presence on Live 8 stages that day was scant. Among the meager number were South Africa’s Mahotella Queens in Edinburgh the African Guitar Summit, a group of nine African expats living in Canada Cote D’Ivoire’s Alpha Blondy in Paris and the African Children’s Choir, who backed up Mariah Carey on one song in London.

Considering the concert was supposed to focus on making life better in Africa, Geldof and other organizers were rightly called out for the absence of performers from the continent, or anywhere else in the African diaspora for that matter (outside of the Philly show, all the headliners on the initial bills were white). That’s how Snoop Dogg and British rapper Ms. Dynamite got tacked onto the London show, and why they added the Johannesburg concert. It’s also why Peter Gabriel, a champion of African issues and musicians for longer than Geldof had been and with far more street cred, organized a counter-concert in England with an all-African lineup (hosted, it seems, by Gabriel and Angelina Jolie), Africa Calling.

Was Live 8 a success? Depends on whom you ask. Geldof was proud of the G8’s pledge to increase aid to Africa by $25 billion. Still, there does not seem to have been any lasting effort from any Live 8-related entity to ensure that money happened. But they did sell an awful lot of CDs, DVDs, and T-shirts it’s not immediately clear to what specific ends that money went, since no one much bothered to independently track that revenue. Ten years after the event, Forbes magazine concluded the results were decidedly mixed.

Its greatest legacy might be as a signature event in the long history of music celebrity charity efforts. It contains multitudes, starting in earnest with The Concert for Bangladesh, produced by George Harrison in 1971. There’s the epic “check your egos at the door” recording session Quincy Jones convened to make ” We Are the World” the Farm Aid concerts spearheaded by Willie Nelson, John Mellencamp and Neil Young high-profile events after the 9/11 attacks a 2010 telethon after earthquakes ravaged Haiti concerts after the 2015 Paris nightclub bombing the One Love Manchester concert in 2017 and even more than I can quickly list here. It also includes numerous charity albums, including the series of Red Hot albums produced in the fight against AIDS.

“Live 8s” Today

Of course, we’ve seen a new round of such efforts lately, responding to the COVID-19 pandemic and protests against police brutality and racial inequality. They’ve ranged from the inspired to the tone-deaf (the aforementioned “Do They Know It’s Christmas?” still ranks high on that dishonor roll), as has much celebrity activism in recent years, especially on social media. The ubiquitous presence of celebrities weighing in on the issues of the day, to whatever good it accomplishes (or not), is a theme of Dave Chappelle’s most recent Netflix special, 8:46 and was amplified by Allison Herman at The Ringer.

Have all these high-profile events made a difference? Probably for the better, if the money raised went properly to agencies best disposed to use it effectively. Have they shifted the level of awareness about their causes? Yes, at least in the moment of the event, but what happens after everyone leaves is anyone’s guess. Do they move the needle towards lasting change, and if so, how far? The cynic in me says “not much, if at all”, but I wouldn’t know how to quantify that. The larger question might be: what kind of shape are we in to begin with, if we need a mega-star to tell us Africa is suffering, or to wear a mask in the middle of a pandemic, or that Black lives really do matter?

Interestingly, Geldof himself thinks the moment for such large-scale, live charity concerts has passed. “…That instrument of change is no longer plausible. Rock and roll was the central spine of our culture for 50 years. The web has broken down the world into individualism and that’s easy for authoritarians to use,” he lamented to the Günlük posta back in March 2020, just before the pandemic took hold in America.

Although live concerts by worldwide stars may no longer be the best way to generate mass support for a cause (whenever such concerts could conceivably happen again post-pandemic), the practice of musicians raising their voices isn’t ending anytime soon. Recently was “Black Power Live”, an online benefit concert this past weekend for organizations supporting the Movement for Black Lives, featuring progressive young Black artists such as Miguel, Blood Orange and Doja Cat. Again, it might be worth some curious journalist’s time to follow the money from these current efforts to gauge their true effectiveness, if the organizers themselves don’t provide such disclosure.

As it happened, Live 8 — and the urgency of African debt relief — faded from the American limelight as soon as Philly picked up the trash. Eight weeks later, it was superseded by a catastrophe far closer to home: Hurricane Katrina, and the devastation it brought upon both New Orleans’ already-fragile infrastructure and its people (and yes, that devastation lingers on, 15 years later). You might remember there was a celebrity concert then too. This one had the good sense to feature actual Big Easy performers singing about their hometown. Still, it’s probably best known as the first time Kanye West decided he had something to say.

But while the world of celebrity charity concerts has changed markedly since July 2, 2005, one thing hasn’t changed: a Stevie Wonder performance is still a resplendent, beatific event.

And with that, happy 15th anniversary, Live 8. Keep up the struggle. And thanks for the shirt.

Works Cited

Chapelle, Dave. 8:46 . Promotional. YouTube. Accessed 29 June 2020.

D’Agostino, Ryan. Biz dünyayız: Inside Pop Music’s Most Famous All-Nighter”. Esquire. 24 June 2020.

Edmunds, Chantalle. “Bob Geldof claims Live Aid wouldn’t happen again today because the internet has made the world ‘too individualistic'”. Günlük posta. 10 March 2020.

Forrest, Adam. “Did Live 8 Work? 10 Years On, The Debt Burden Returns”. Forbes. 13 July 2015

Kantor, Jacqueline. “Gun Violence Is Devastating New Orleans. Big Freedia Wants to End It”. The Ringer. 25 June 2020.

Spangler, Todd. “Beyoncé Visual Album ‘Black Is King’ Coming to Disney Plus”. Çeşitlilik. 28 June 2020.

West, Kanya. “Kanye West Hurricane Katrina”. YouTube. 3 March 2006.


Large Pledge of aid by G8 to Arica - History

German Chancellor Angela Merkel said on Friday that aid promises made by the G8 nations to Africa will be delivered.

"We are aware of our responsibilities and our obligations will be fulfilled," Merkel said during a meeting with African leaders at an outreach session of the G8 summit in the northern German Baltic resort.

The G8 leaders agreed on an aid package of US$60 billion to fight AIDS, malaria, tuberculosis and other killer diseases in Africa .

About US$30 billion from the aid package have been pledged by the United States , and Germany has also announced an offer of 4 billion euros (US$5.5 billion) to fight diseases in Africa .

International activists, however, said they were disappointed by the inaction of the developed countries.

Meanwhile, the G8 leaders urged Iran to suspend all enrichment-related and reprocessing activities, and to fully cooperate with the International Atomic Energy Agency (IAEA).

In a statement issued at the conclusion of the three-day summit, the G8 said it is still committed to resolving the Iranian nuclear issue by diplomatic means.

The G8 leaders also voiced their support for the six-party talks through which the international community is making efforts to solve the nuclear issue on the Korea Peninsula.

The leaders urged the Sudanese government to accept an international peace mission designed to solve the humanitarian crisis in the Darfur region. They underlined that "there is no military solution" to the conflict in Darfur .

The leaders also called for a prompt conclusion of the deadlocked Doha Round trade talks.

We "call on all WTO members to demonstrate constructive flexibility to bring these negotiations to a prompt successful conclusion," the G8 leaders said in a statement.

On Thursday, the G8 leaders sealed a compromise on climate change which Merkel described as a "real turning point."

Merkel told reporters that the leaders have agreed to "substantially" cut greenhouse gases in the fight against climate change, which is a "great success."

Still, environmental organization Green Peace said it was disappointed by the G8 agreement.

"This is too little," said Green Peace, noting that the G8 leaders have finally failed to agree on binding targets.

Germany , which holds the rotating G8 presidency, has called for actions to limit the rise in global temperatures to two degrees Celsius this century, which experts say requires a global reduction in emissions of 50 percent below 1990 levels by 2050.

However, the United States , the world's biggest greenhouse gas producer, had voiced "fundamental opposition" to mandatory targets, making climate change one of the most controversial issues during the upcoming G8 summit.

Chinese President Hu Jintao on Friday highlighted the principle of "common but differentiated responsibilities" in tackling climate change.

"We should adhere to the principle of common but differentiated responsibilities established in the UN Framework Convention on Climate Change," he told the outreach session between the G8 nations and five major developing countries.

This principle, which recognizes differences among countries in the level of economic development, historical responsibility and current per capita emissions, forms the basis for maintaining and promoting future international cooperation, said Hu.

"Climate change is an environmental issue, but it is, in essence, a development issue," he said, adding that it occurred in the course of development and should be resolved in the context of sustainable development.

On another contentious issue concerning the US plan of a missile defense system in Central Europe, Russian President Vladimir Putin made a surprise offer to his US counterpart George W. Bush.

Putin told Bush that Moscow would not oppose a US plan of a radar-based missile defense system in Europe if it was deployed in Azerbaijan instead of Central Europe .

According to US National Security Adviser Steve Hadley, defense experts from the two sides will discuss the possibility of Putin's initiative.

Putin said he was satisfied with talks with Bush and explained that an Azerbaijan-based US missile defense shield would alleviate Russia 's concerns about it, which would cover all of Europe rather part of it.

Reports said that the two leaders also agreed to a strategic dialogue involving military and diplomacy.

The meeting between the two on the sidelines of the G8 summit was aimed to reduce high tension between the two sides over the US plan of deploying the missile defense shield in the Czech Republic and Poland .

Meanwhile, G8 leaders called for more efforts to adjust global imbalances in the world economy, although they appeared upbeat about the world economy.

They also pledged to intensify anti-corruption efforts, both at the national and international levels, terming the fight against corruption as "one of the most important tasks of the G8."


G-8 $60B AIDS Pledge Misses Target with 'Vague Rhetoric'

Group of Eight leaders were criticized Friday for failing to lay out specifics for their $60 billion package to fight AIDS and other diseases ravaging Africa.

Humanitarian and development organizations shook their head in dismay at the missing timetable for the disbursement of the funds as G8 leaders congratulated one another on their achievements on the final day of the summit.

"The G-8 has failed in its response to the global HIV and AIDS crisis by missing the mark on funding and offering vague rhetoric to the millions of men, women and children living with the virus and at risk in the developing world," lamented Christian relief and development group World Vision in a statement.

On Friday, G-8 nations reaffirmed their 2005 Gleneagles summit promises to double aid to Africa by the end of the decade and ensure universal access to prevention, treatment and care of people affected with HIV and AIDS, according to Reuters. In 2005 leaders pledged to raise annual aid level by $50 billion by 2010, $25 billion of which is for Africa.

In addition, G-8 leaders said Friday they would provide at least $60 billion to fight AIDS, malaria and tuberculosis, but gave no specific time for the completion of the disbursement nor the contribution of individual countries.

"I am exasperated," Irish rock star and anti-poverty campaigner Bono told Reuters. "I think it is deliberately the language of obfuscation. It is deliberately misleading."

Others are concern that the lack of specificity in the agreement will lead to the G-8 nations failing to reach their goals.

"If these governments fail to lay out the details of their strategies for success, then how can they hope to achieve their 2010 and 2015 targets," questioned Marwin Meier, WV's HIV and AIDS specialist in Germany.

World Vision is one of the world's largest aid and relief agencies and has worked for decades with development in Africa. It has also provides prevention, treatment and care in HIV and AIDS affected communities since the pandemic started.

Meier, like others, called for a concrete plan to ensure the implementation of the G-8 pledges – such as each G-8 government setting up a year-by-year plan to meet their commitments.

The G-8 leaders did, however, lay out specific figures for prevention of mother-to-child transmission and pediatric treatment. More than a third of all children born to HIV-positive mothers in developing nations develop HIV because their mothers have no access to medicine or information to prevent the child's infection.

President Bush said the United States will take responsibility for $30 billion or half the total G-8 pledge amount. Last week Bush had announced plans to double the U.S. AIDS commitment from $15 to $30 billion over the course of five years. His announcement drew praises from religious leaders and aid organizations.


Large Pledge of aid by G8 to Arica - History

Officials said half of that amount would come from the United States.

On the final day of their summit, they repeated a commitment made at the 2005 Gleneagles summit to double aid for Africa by the end of the decade.

But anti-poverty campaigners expressed disappointment, with Bob Geldof saying the outcome was a "total farce".

The pledge followed a deal to seek "substantial" cuts in greenhouse gas emissions in an effort to tackle climate change.

US President George Bush missed the first few hours of business on Friday, suffering from a stomach complaint.

At the close of the summit, the G8 issued a number of statements on other topics, saying:

    It supported "further measures" against Iran if Tehran failed to stop its uranium enrichment programme

Mr Bush announced last month that the US would dedicate $30bn to the fight against Aids, and diplomats confirmed that would make up half of the funding announced on Friday.

The BBC's James Robbins, who is at the summit, says the pledge follows acknowledgement that the G8 members had not met their 2005 commitments.

They have now agreed to a declaration stressing their firm resolve to implement those commitments, and to keep Africa at the top of the agenda in Japan next year.

Specifically, after much wrangling, the eight agreed to make up the $500m shortfall in this year's spending for education in Africa, our correspondent says.

But anti-poverty campaigners were unimpressed by the moves.

"This wasn't serious, this was a total farce. I won't have it spun as anything else except a farce," Bob Geldof said.

He added that instead of re-committing to the promises made two years ago, the G8 leaders had to get serious and deliver.

But he praised UK Prime Minister Tony Blair for pursuing the anti-poverty campaign "to the point of exhaustion".

Oxfam said only $3bn of the money was new.

UK development agency Tearfund said there was nothing in the G8 communique which could benefit trade in Africa, and the key issues of water and sanitation were not mentioned at all.

The Aids package was also criticised as inadequate.

"While lives will be saved with more money for Aids, this represents a cap on ambition that will ultimately cost millions more lives," said Steve Cockburn of the Stop Aids Campaign.


Large Pledge of aid by G8 to Arica - History

Foreign Aid and Debt to Africa: The Debate Continues

ActionAid International, an international development agency whose aim is to fight poverty worldwide, has long indicated that the world s richest nations greatly exaggerate the amount they spend on aid to poor countries especially to Africa. In the same token, Professor Jeffrey Sachs in his book titled: The End of Poverty: How We Can Make it Happen in Our Lifetime gave a vivid vindication to this assertion. David Sogge (a veteran aid worker) in Give and Take: What is the Matter With Foreign Aid said that aid is ambiguous and that its public image is one of Western beneficence and non-Western beggary. The ambiguity in this aid-debt debate is the fact that the donors take more than they give in the overall equation. A few years back, a UN report noted that between 1970 and 2002, African countries received some $540 billion in loans, paid back close to $550 billion in principal and interest, and still held debt of $295 billion at the end of 2002. A sympathetic aid indeed! Although these figures could vary according to regions, most discussions on this theme can assume some modicum of homogeneity. Michael Maren, a former USAID worker (by any means an insider) concluded that foreign aid to Africa could be positively evil . This is probably what prompted Colonel Moammar Ghaddafi to alert fellow Africans to reject aid or as he put it begging , at the opening of the 5 th Ordinary Session of the African Union in Tripoli on the eve of the G8 Summit. In a paraphrase, Ghaddafi urged fellow Africans not to go begging, reject conditional aid and embrace self reliance. Although this sounds commendable, it is off course expected that he will have a hard task selling this tune. And so was the outcome.

Aid is often used loosely to cover all forms of resources transfer from governments, official institutions or NGOs to governments or people of developing countries or where such is needed. Unfortunately, this has not been the case. While the concept of aid (to give to the needy) has been enshrined in the context of human existence, in contemporary times, it has been used to promote certain objectives. To this end, donors perceive and define aid to suit their strategic motives. Where aid has been provided, it is often tied to foreign policy objectives and regardless of how it is defined it has never been an unconditional transfer of resources and it will not be even as the current debate unravels.

Over the past few decades in post independent Africa, the debate on aid has been ripe with contradictions as to whom, when and how aid should be given. The debate with donors has often centred on the amount available, the economic, social and even political conditions that must be met before being disbursed. And this nagging mostly continues at the expense of the real poor who the aid package is meant for. Most of the aid has indeed been driven by geopolitical and commercial interests rather than by efforts to protect and enhance human rights. In the 1980s and sometime thereafter, donor conditions and their stringent requirements have sometimes forced governments to cut essential services including health, education, infrastructure and even agricultural subsidy. Although estimates of the financing needs of African countries vary, it all points to the fact that the current efforts by donors are grossly inadequate.

When the former U.S. Secretary of the Treasury Paul O Neil lamented that the US had spent trillions of dollars with nothing to show for it, Jeffrey Sachs indicated that it is no surprise because there has infact been so little aid to Africa. In the same book mentioned above, Sachs graphically mentioned that the amount of aid per year is just $30 per sub-Saharan African in 2002 from the entire world. Further breakdown of this amount shows that $5 goes to the various consultants from donor countries more than $3 went to food and emergency aid, $4 for servicing debts and another $5 for debt relief operations. Finally, indeed, it is only $12 that went to Africa in the name of aid. The reader is hereby left alone to ponder and complete the arithmetic on how $12 or so can help in eradicating poverty or even add to the quality of life that is being talked about.

In contemporary development discourse and indeed recently, singing in concert that says, Make Poverty History , the issue of foreign aid and debt in Africa has re-emerged with added puissance (especially after the launching of the Blair Commission for Africa in 2004). Before the current pre-G8 razzmatazz and the brouhaha that was started by Tony Blair on the eve of his EU presidency, a large number of fronts have been opened to debate this issue and seek for solutions. In addition to the Commission for Africa, one can mention the Bill and Melinda Gates Foundation, Bono s DATA (Debt, Aid, Trade for Africa), Actionaid International, Oxfam, and many other reputable NGOs that have committed themselves to fighting foreign aid and injustices in and to Africa. It is therefore no surprise to scholars and political observers when we saw the erudite and once charismatic Tony Blair took over the political operative that facilitated the current intense hype on African aid and debt debate.

While these activities continue to be relevant, it should be noted that simply increasing aid alone is not enough! In order to achieve success in this whole process, complete debt forgiveness is probably the first step. Furthermore, there is the need to escalate growth and put in place building blocks that could be used to achieve the targets set for the Millennium Development Goals. For these goals to be met either, by the year 2015 or anytime sooner anyway, a concert of frameworks that will produce results will include policies of good governance, transparency and debt management. Others will include the diversification of the economy and a sustainable economic growth. Some of these frameworks cannot be put in place as there are priorities that will have to be addressed and the accessibility to markets is to some extent beyond the reach of most African producers. For example, the farm bill that George Bush signed early in the first term of his presidency gave American farmers about $20 billion a year in subsidies. The question is how can we turn this around or at least use this moment to the benefit of the whole of Africa?

Secondly, there is the need to target aid posts where it is mostly needed. At the moment, aid mismanagement is rampant all over Africa. This mismanagement and the lack of effectiveness leads to spending on overpriced technical assistance on international consultants tying aid to purchases from donor countries, lack of monitoring and reporting excessive administrative costs, etc. Consequently, recipient governments have now realized that they have to engage in reforms leading to democracy, accountability, transparency etc. Some of these are already enshrined in the NEPAD framework. But in addition to the much talked about monitoring and peer review process, for which by the end of the year 2004 only 16 countries have signed, there has to be a framework of performance pledge. Performance pledge can be carved in such a way that it will tally well with the targets of the MDGs.

Finally, this article is written on the premise that unless a drastic change occurs on the part of the developed world with regard to how Africa is viewed, treated and assisted, the notion of aid will continuously fail to achieve its aim. Unless also, utilization of such aid and institutional frameworks undergo drastic changes in Africa, no positive outcome will emerge.

Dr. Lawal M. Marafa Teaches at The Chinese University of Hong Kong


G8 pledges AIDS help for Africa

The G8 declared today its support for universal access to anti-HIV drugs in Africa by 2010 and for African children orphaned by AIDS, in an initiative that campaigners hailed as one of the summit's successes.

The Group of Eight said it would back the goal of an "AIDS-free generation" in Africa, the continent whose plight dominated the three day summit in the Scottish golf resort.

Working with UN health agencies and African governments, the G8 will "develop and implement a package for HIV prevention, treatment and care, with the aim of as close as possible to universal access to treatment for all in need of it by 2010," a declaration said.

"We will also work with them to ensure that all children left orphaned or vulnerable by AIDS and other pandemics are given proper support.

"We will work to meet the financing needs for HIV/AIDS, including through the replenishment this year of the Global Fund to Fight AIDS, TB and Malaria."

Of the 39.4 million people in the world living with AIDS or the human immunodeficiency virus (HIV), nearly two-thirds - 25.4 million - live south of the Sahara.

Around 4.2 million of them face a death sentence for they lack of access to antiretroviral drugs, the lifeline for an HIV-infected person.

So far, only 500,000 needy Africans are receiving these treatments, according to figures released on June 29 by the World Health Organisation (WHO).

AIDS campaigners paid tribute to the summit's pledge, although they cautioned they would scrutinise the follow-up.

G8 leaders "have produced one of the summit's success by responding courageously to the scale of the AIDS emergency," said the campaign group Make Poverty History.

"(They) have started to restore hope to the 40 million people currently living - and dying - with HIV."

But it said donors would be closely monitored to see they replenished the Global Fund's coffers at a conference in London this September.

"Without adequate financing, this bold and visionary target could become another of the broken promises that litter the history of the pandemic."

Simon Wright of the British NGO Action AID said he was "quite pleased" with promise of helping to get universal access, a goal for which his group had been fighting for two years.

The G8's textual nuance of getting "as close as possible" to universal access was understandable, as this goal was hard to define, he told AFP.

"The question is delivering on the promise," he said.

In the worst-hit countries of southern Africa, the life expectancy of someone born between 1995 and 2000 is now just 49. Without AIDS, it would have been 62.

Last year, 2.3 million Africans died of AIDS, inflicting a devastating economic and social cost, in lost skills, wasted capital and orphaned children.

List of site sources >>>


Videoyu izle: Rösträttens historia del 1: Viktiga årtal (Aralık 2021).