Tarih Podcast'leri

1900 yılında Rusya

1900 yılında Rusya


We are searching data for your request:

Forums and discussions:
Manuals and reference books:
Data from registers:
Wait the end of the search in all databases.
Upon completion, a link will appear to access the found materials.

1900'de Rusya İmparatorluğu yaklaşık 23 milyon kilometrekarelik bir alanı kaplıyordu. 128 milyonluk nüfusun çoğunluğu Slavlardı, ancak 200'den fazla farklı milletten vardı. Bu grupların birçoğu bölgesel özerklik istiyordu ve bu, sürekli bir siyasi çatışma kaynağının nedeniydi. Ayrıca Rusya İmparatorluğu'nda 5 milyon Yahudi ve 23 milyon civarında Müslüman yaşıyordu. Hükümetin Ruslaştırma politikası (yerel dillerin kullanımını ve dini geleneklerin bastırılmasını yasaklayan) büyük bir kızgınlık yarattı.

St. Petersburg, 1.260.000 nüfusu ile Rus İmparatorluğu'nun en büyük şehriydi. Diğer büyük şehirler arasında Moskova (1.40.000), Varşova (680.000), Odessa (400.000), Lodz (310.000), Riga (280.000) ve Kiev (250.000) vardı.

Rus İmparatorluğu'nda yaşayan insanların çoğu Rus Ortodoks Kilisesi'nin üyeleriydi. 1721'de Ortodoks Kilisesi, Kutsal Sinod adlı bir hükümet dairesi haline geldi. Çar tarafından atanan bir yetkili olan Başsavcı tarafından yönetiliyordu. Tamamen hükümetin kontrolü altında olan Ortodoks Kilisesi, çeşitli Ruslaştırma kampanyalarında önemli bir rol oynadı.

Çar ayrıca kalıtsal unvanlar verme yetkisine de sahipti. Bunlar genellikle silahlı kuvvetlerde ve kamu hizmetinde yüksek rütbeye ulaşmış erkeklere giderdi. 1900'de Rusya'da soyluların yaklaşık 1.8 milyon üyesi olduğu tahmin ediliyordu.

Rus halkının yaklaşık yüzde 85'i kırsalda yaşıyor ve geçimini tarımdan sağlıyordu. Rus köylüleri, 1861'de Kurtuluş Yasası çıkana kadar serflerdi. Soylular en iyi toprağa sahipti ve köylülerin büyük çoğunluğu aşırı yoksulluk içinde yaşıyordu.

1893'te II. Nicholas, başarılı bir demiryolu yöneticisi olan Sergi Witte'yi Maliye Bakanı olarak atadı. Trans-Sibirya Demiryolunun genişlemesini teşvik etti ve Çin Doğu Demiryolunun inşasını organize etti. Witte, Rusya'nın endüstriyel gelişiminin hızını artırmada önemli bir rol oynadı ve 1900'de Rusya'da yaklaşık 2,3 milyon sanayi işçisi vardı.

Rus fabrikalarındaki koşullar, Avrupa'daki sanayi işçilerinin sahip olduğu koşulların oldukça altındaydı. Günde ortalama 11 saat (Cumartesi 10 saat) çalıştılar. Fabrikalardaki koşullar son derece sertti ve işçilerin sağlığı ve güvenliği için çok az endişe gösterildi. Rusya'da sendikalar yasa dışıydı ve sanayi işçileri yaşam standartlarını iyileştirmeyi zor buldu. Grevler de yasaktı ve grevler gerçekleştiğinde büyük olasılıkla işçilerle ilgilenmek üzere Rus Ordusu görevlendirilecekti.


Rus tarihinde 19. Yüzyıl

/> />

18. yüzyılda, yüzyılın geri kalanında ve sonrasında sonuçları olan üç dramatik ve geniş kapsamlı olay gerçekleşti. Bunlar Napolyon'un istilası, Decembrist İsyanı ve serflerin kurtuluşuydu. Bu olaylar aynı zamanda Rus yazar ve sanatçılara Rus kültürünün Altın Çağı olarak bilinen şeyi yaratma konusunda ilham verdi. Yüzyıl ayrıca Rus İmparatorluğu'nun Finlandiya, Polonya, Kafkaslar, Orta Asya ve Uzak Doğu'ya yayıldığını ve Alaska ve Kaliforniya'da ticaret merkezleri kurduğunu gördü.

Rusya'nın Kafkasya'ya Yayılması

İçinde 1801Kartli ve Kakheti Kralı XII. İçinde 1804 İran ile toprak anlaşmazlığı nedeniyle savaş çıktı, ancak 1813 Rus zaferi, Persleri resmen tüm Gürcistan, Dağıstan ve günümüz Azerbaycan'ının çoğunu Rusya'ya bırakmaya zorladı.

Paul suikastı

Kendinden önceki babası gibi, İmparator Paul'ün politikaları da birçok soyluyu ondan uzaklaştırdı. Paul bunun ve bunun sonucunda ortaya çıkan suikast riskinin farkındaydı. Paul, babasının kaderini paylaşma niyetinde değildi ve bu nedenle, Kışlık Saray'dan daha güvenli olacağına inandığı St Petersburg'daki St Michael Kalesi'nin inşasını görevlendirdi. Paul'ün yeni ikametgahına olan güveni yersizdi. İçinde Mart 1801, yeni kalenin tamamlanmasından sadece birkaç ay sonra Paul, soylular ve subayların bir komplosunda yatak odasında öldürüldü. Yerine İmparator I. Aleksandr olan ve en azından babasını devirme planını bildiğine inanılan oğlu Aleksandr Pavlovich geçti. İskender'in daha önemli bir rol oynayıp oynamadığı ya da babasını öldürmeyi amaçladığını bilip bilmediği tartışma konusu.

Rus-Amerikan Şirketi

Geri 1799 İmparator Paul, kürk ticareti için Alaska'da yerleşim ve ticaret noktaları kurmakla görevli Rus'un ilk anonim şirketi olarak Rus Amerikan-Şirketinin kurulmasını emretti. Aynı yıl Rus Amerikan-Şirket temsilcisi, günümüzün Alaska şehri Sitka yakınlarında Arkhangela Mikhail Kalesi'ni (Başmelek Mikail Kalesi) kurdu. 1802 yerli Tinglit halkı yerleşimi yok etti. Buna cevaben Sitka Savaşı yapıldı. 1804 Rus yerleşimciler ve yerli halk arasında, Rusların şaşırtıcı olmayan bir şekilde kesin bir zafer elde ettikleri ve yerli halkı kovmayı ve Rus Amerika'nın ana şehri haline gelen Novo-Arkhangelsk (Yeni Arkhangelsk) şehrini kurmayı başardıkları yer.

Ruslar Alaska'dan güneye, Kaliforniya'ya ve 1812 Rus Amerikan Şirketi, Kaliforniya'da Fort Ross'u kurdu. Şirket, Amerika'daki yerleşim yerlerinden tilkilerden, su samurlarından, kunduzlardan ve foklardan değerli kürkler toplayabildi, ancak şirket tarafından daha fazla kolonizasyon fikri de düşünüldü.

Austerlitz Savaşı ve Tilsit Barışı

İmparator Alexander olduktan sonra, Napolyon'un Avrupa monarşisine yönelik tehdidini takdir ettim ve Fransa'nın yükselen gücüne karşı koymak için müttefikler arayarak Fransa'ya karşı Üçüncü Koalisyona katıldım. İçinde Aralık 1805 Sırasıyla Alexander I ve İmparator Francis I tarafından yönetilen Rus İmparatorluğu ve Kutsal Roma İmparatorluğu orduları, Napolyon ve Grande Armée'yi Austerlitz Savaşı'nda (şimdi Çek Cumhuriyeti'nde) karşı karşıya getirdi. Üç İmparator. Kesin bir Fransız zaferiyle sonuçlandı. Yenilgi, Avusturya'nın Fransa ile barış yapmasına ve sonunda Kutsal Roma İmparatorluğu'nun dağılmasına yol açtı. Rusya, Prusya'daki Friedland Savaşı'nda Napolyon'un elinde yeni bir yenilgiye uğradı. Haziran 1807 ve savaşın ardından İskender, barış yapmak için bir nehirde sal üzerinde Tilsit'te Napolyon ile bir araya geldi.

Fin Savaşı

Rusya'nın Napolyon ile barışının bir sonucu, ona hala karşı çıkan ülkelerin düşmanlığıydı. Bu iki ülke Birleşik Krallık ve İsveç idi. Kraliyet Donanması Kopenhag'a saldırdıktan sonra 1807 Rusya Birleşik Krallık'a savaş ilan etti ve Kraliyet Donanması ile Rus donanması arasında Baltık ve Barents Denizi'nde deniz çatışmaları yaşandı. İçinde 1808İsveç, Napolyon'un Kıta Sistemini takip etmeyi reddedince, Rusya o zamanlar İsveç'in bir parçası olan Finlandiya'yı işgal etti ve iki ülke arasında Finlandiya Savaşı patlak verdi. Savaş Rusya için bir başarıydı ve barış yapıldığında 1809Finlandiya, Finlandiya Büyük Dükalığı olarak Rusya'ya katıldı. Kral Gustav IV Adolf daha sonra kayıp nedeniyle İsveç kralı olarak tahttan çekilmek zorunda kaldı.

Napolyon'un İstilası

Fransa ile barış her zaman kırılgandı ve sonunda çöktü. 1812. Napolyon'un Rusya'yı işgal etme kararı, Rusya'nın İngiltere ile ticareti yeniden başlatmasının ardından geldi. 1810. Napolyon ayrıca bir Polonya devletini yeniden kurmayı amaçladı. Açık 24 Haziran 1812 Grande Armée, Prusya ile Rus İmparatorluğu arasındaki sınırı işaret eden Neman Nehri'ni geçtikten sonra Rus Polonyasına girdi. Grande Armée çok az direnişle karşılaştı ve gerçekleşen birkaç askeri çatışma, Rusların geri çekilmesiyle sona erdi.

Smolensk Savaşı

Tarafından Temmuz 1812 Grande Armée, Vitebsk'teydi ve Ağustos 1812 Dinyeper Nehri'ni geçti ve Rusya'da, General Pyotr Bagration'ın Rus birliklerinin garnizon edildiği Smolensk şehrinin dışındaydı. Daha sonra, başkomutan General Michael Barclay de Tolly liderliğindeki ana Rus kuvveti de şehre geldi. Savaşın ilk büyük savaşı Smolensk'te gerçekleşti. Napolyon, Rus ordusunun stratejik ve tarihsel olarak önemli Smolensk şehrini korumak için savaşmasını ve bunun da Moskova ve St Petersburg yolunu açan Rus ordusunun yıkımına yol açmasını bekliyordu. Ruslar ilk başta şehri savunmaya çalıştılar, ancak sonunda Barclay de Tolly, Rus ordusunu kurtarmanın Smolensk'ten daha önemli olduğuna karar verdi ve şehrin terk edilmesini emretti. Şehrin kremlin'i sonunda ihlal edildi ve şehir düştü ve bu süreçte neredeyse yok edildi. Geri çekilirken Rus ordusu, Fransızların eline geçmesinler diye tüm potansiyel malzemeleri imha etti.

Borodino Savaşı

O dönemde Barclay de Tolly'nin yakıp kavuran toprak taktikleri, kutsal Smolensk şehrinin kaybı ve sürekli geri çekilme, Ruslar için umutsuzluğa ve ciddi moral kaybına neden oldu. Birçoğu Barclay de Tolly'yi eleştirdi ve yabancı ismi ona hiçbir iyilik yapmadı. Smolensk'in düşmesinden sonra, en yüksek komuta, altmış yaşlarında olmasına ve aşırı kilolu olmasına rağmen, anında moral yükseltici olduğunu kanıtlayan General Mihail Kutuzov'a verildi. Kutuzov, Moskova'nın savaşmadan düşmesine izin vermenin çok fazla olacağını biliyordu ve böylece Rus ordusunu savaşta Napolyon'la karşılaşmaya hazırladı.

Fransa ve Rusya'nın iki ordusu bir araya geldi. Eylül 1812 Borodino köyünde, Mozhaisk'in hemen dışında, Moskova'ya yaklaşırken. Borodino Savaşı, neredeyse çeyrek milyon erkeğin katıldığı ve bu sayının yaklaşık üçte birinin öldürüldüğü veya yaralandığı tüm tarihin en büyük savaşlarından biri olarak tanımlanıyor. Savaş yine de sonuçsuz kaldı ve her iki ordu da ağır kayıplar verdi. Ruslar geri çekilirken bunun bir Fransız zaferi olduğu iddia edilebilir, ancak Kutuzov, Rus ordusunun tamamen yıkımdan kurtarıldığı sürece yeni askerlerle toparlanabileceğini biliyordu. Napolyon'un böyle bir fırsatı yoktu.

Moskova'nın ele geçirilmesi

Borodino'dan sonra Napolyon doğrudan Moskova'ya yöneldi ve Fili'deki eski başkentin eteklerinde bir toplantıda Kutuzov, Barclay de Tolly'nin kavurucu toprak politikalarına devam etmeye ve Moskova'yı terk etmeye karar verilen bir toplantı yaptı.

Napolyon, Borodino'dan bir hafta sonra şehre geldi ve şehrin kendisine teslim edilmesini bekledi, Rusların ülkenin manevi başkenti Moskova'yı terk edeceklerine inanamadı. Ama sadece onu terk etmekle kalmadılar, erzaklarından temizleyip ateşe verdiler, böylece zaten tükenmiş ve kıt olan düşman erzaklarından mahrum kaldılar.

Maloyaroslavets Savaşı

Tarafından Ekim 1812 kış yaklaşırken, Napolyon ordusunu açlıktan ve maruz kalmaktan kurtarmak için Moskova'dan geri çekilmekten başka umudunun olmadığını fark etti. Ayrıca geldiği yoldan geri dönmenin yıkım anlamına geleceğini biliyordu çünkü Ruslar o rotadaki tüm malzemeleri zaten imha etmişti. Bu nedenle Napolyon, ordusu için malzeme bulabileceği Kaluga üzerinden rotayı geri almaya karar verdi. Ruslar da bunu anladı ve Kutuzov ve ordusu Napolyon'u bekleyen Kaluga'daydı. Ekim ayının sonunda General Dmitry Dokhturov liderliğindeki Rus birlikleri, Kaluga'ya yaklaşmak üzere Maloyaroslavets'te Grande Armée ile bir araya geldi. Grande Armée yine galip geldi ve Ruslar bir kez daha geri çekildi, ancak Napolyon, Kaluga'ya gitmeye devam ederse ordusunun yok edileceğini biliyordu ve malzeme eksikliğine rağmen Smolensk yolunu geri almaktan başka seçeneği yoktu.

Napolyon'un Geri Çekilmesi

Geri çekilirken, Grande Armée'nin kalıntıları, açlık, kış ve Rus saldırılarının canını sıktıkça küçüldü ve küçüldü. İçinde Aralık 1812 Napolyon ordusunu terk etti ve toplamda bir zamanlar Grande Armée'nin sadece küçük bir kısmı onu canlı olarak geri getirdi. Napolyon'un Rusya'yı fethetme hayalleri sona erdi. Rus tarihinde savaş, Vatanseverlik Savaşı olarak anılır. Kutuzov öldü 1813 ve Rusya'nın bir kahramanı ve kurtarıcısı olarak hatırlanır. Ancak Barclay de Tolly'nin o zamanlar popüler olmayan kavurucu toprak taktikleri de Rusya'yı kurtarmakla ilişkilendirildi ve 20. yüzyılda yeni bir istilacıya karşı tekrarlanacaktı.

İskender'in Reformları

Fransız tehdidi ortadan kaldırıldıktan sonra, İmparator Alexander I, Rusya'yı reform planlarına geri döndü. Büyükannesi gibi İskender de liberal görüşleriyle tanınıyordu ve serfleri özgürleştirme ve Rusya için bir anayasa yapma fikriyle oynuyordu. Ancak bu planlara seçkinler şiddetle karşı çıktı ve İskender de Rus toplumunun henüz özgürleşmeye ve bir anayasaya henüz hazır olmadığını hissederek sonunda buna olan iştahını kaybetti.

İskender'in ölümü

İskender'in saltanatı beklenmedik ölümüyle aniden sona erdi. Kasım 1825. O sırada, iklimin karısının kötü sağlığını tedavi etmede faydalı olduğu güneye gittiği için Taganrog şehrindeydi. Ölüm o kadar ani oldu ki, o zamandan beri imparatorun aslında kendi ölümünü taklit ettiği ve aslında Tomsk'ta bir keşiş olduğu söylentileri var. Oğlu olmadığı için bir başka sonuç da varis hazırlamamış olmasıydı.

Aralık İsyanı

İskender'in en büyük kardeşi, o sırada Polonya valisi olan Konstantin Pavlovich'ti ve kraliyet muhafızları ona bağlılık yemini etti. Ancak Konstantin'in imparator olma niyeti yoktu ve hemen küçük kardeşi Nikolai Pavlovich (İmparator I. Nicholas olan) lehine reddetti. Karışıklık içinde bir grup liberal soylu, Rusya için bir anayasa ve serflerin kurtuluşu hayallerini gerçekleştirmek için harekete geçme fırsatı gördü. Olaylar geçtiği gibi Aralık 1825 bu komplocular grubu, Decembristler olarak bilinir hale geldi.

Aralıkçılar, bir grup subayı, St Petersburg'daki Senatskaya Ploschad'da (Senato Meydanı) düzenlenen bağlılık töreni sırasında I. Nicholas'a bağlılık yemini etmemeye ikna etmeyi başardılar. Orijinal planın, Decembristleri destekleyen diğer birlikleri ve isyancı lider Prens Sergey Trubetskoy'un geçici bir diktatör olarak adlandırıldığını görmesi gerekiyordu. Ancak Trubetskoy'un tereddütleri vardı ve Senatskaya Ploschad'a gitmedi ve sadece 3.000 asker Decembristlere destek verdi ve 9.000 sadık kaldı. Yine de Nicholas'ın bir elçisi daha sonra vurularak öldürüldü ve isyancılar Kışlık Saray'ı ele geçirmek için başarısız bir girişimde bulundular. İsyan nihayet Nicholas'ın isyancılara topçu ateşi açmasını emrettiğinde bastırıldı.

İsyancılar kaçtı ama sonunda toplandı ve tutuklandı. İlk denemede darağacının ipleri kopmasına rağmen, daha radikal liderlerden beşi asıldı. Trubetskoy da dahil olmak üzere diğer liderler Sibirya'ya sürgün edildi. Decembristler şimdi her şeyden vazgeçen insanlar olarak sevgiyle anılıyor ve bunlar, ülkelerine ve vatandaşlarının en fakirlerine fayda sağlamak için kaybedecek çok şeyi olan seçkinlerden insanlardı. Olayların özellikle Rus edebiyat ve sanatında kutlanan bir başka yönü de, kocalarıyla birlikte Sibirya'ya sürgüne gitmek için her şeyden vazgeçen Decembristlerin eşlerinin kaderidir.

Demir Çar

Nicholas I'in saltanatı, ona "Demir Çar" lakabını kazandıran gerici politikaları, saldırgan dış politikası ve iç baskısıyla karakterize edildi. Bir asker gibi giyinmeyi severdi ve babasının askeri geçit törenlerine olan tutkusunu paylaşan ayrıntılara takıntılıydı. İçinde 1830 ve 1831 Polonya'da silahlı bir ayaklanma Rus Ordusu tarafından bastırıldı ve Nicholas Polonya'nın artık Rus İmparatorluğu'nun ayrılmaz bir parçası olduğuna karar verdi. Bu itibara rağmen Nicholas, serflik kavramından hoşlanmadı ve aristokrasinin bir isyanı korkusuyla bunun ortadan kaldırıldığını görecekti. Yine de devlete ait "taç serflerinin" yararına iyileştirmeler yaptı.

İlk Demiryolları

Nicholas I'in saltanatı, Rusya'daki ilk demiryollarının döşenmesine de tanık oldu. İlk demiryolu hattı sadece 17 km idi ve 2015 yılında açıldı. 1837 St Petersburg ile Tsarskoe Selo'daki imparatorluk sarayı arasında. Bunu, arasında inşa edilen St Petersburg-Moskova hattının daha büyük ölçekli ve halka açık projesi izledi. 1842 ve 1851. Sıklıkla, St Petersburg'dan Moskova'ya düz bir çizgi olan şeyin üzerindeki bir tümseğin, Nicholas'ın rotayı önerirken haritada bir cetvel kullanarak yanlışlıkla parmağını çizdiği ve mühendislerin takip etmekten çok korktukları gerçeğinden kaynaklandığı söylenir. onun emirleri. Bu tür birçok ilginç hikaye gibi, bu sadece bir şehir efsanesidir - eğri, dik bir eğimden kaçınmaktır. Her halükarda proje büyük bir başarı elde etti ve yüzyılın sonunda 19.000 milden fazla yol döşendi.

Rus Edebiyatının Altın Çağı

Nicholas'ın saltanatının bastırılmasına rağmen, ya da belki de tam olarak buna tepki olarak, Rusya bu dönemde edebiyat ve sanatın altın çağı olarak tanımlanan dönemi yaşadı. Bu dönemin (ve aslında genel olarak Rus edebiyatının) önde gelen yazarı ve şairi Aleksandr Puşkin'di. Puşkin sadece sıradan Ruslar ve Rus temaları hakkında yazmakla kalmadı, aynı zamanda Rusça da yazdı. Aslında, mahkemenin Fransızca - Rusça'yı köylülere bırakma eğiliminde olduğu bir zamanda Rus edebi dilini yarattığı kabul edilir. Puşkin'in yazıları ve Decembristlerle olan bağlantıları sonunda onun ülke mülklerine sürgün edilmesine neden oldu. Bu dönemin diğer ünlü yazarları arasında daha sonra Lev Tolstoy, Fyodor Dostoyevski ve Anton Chekhov'un yolunu açan Nikolai Gogol, Ivan Turgenev ve Mikhail Lermontov vardı. Puşkin'in Rus edebiyatı için yaptığını, Mikhail Glinka Rus klasik müziği için yaptı ve kendine özgü bir Rus tadıyla Rus temaları üzerine besteler yazan ilk kişi oldu.

Kafkasya'ya Daha Fazla Genişleme

İçinde 1826 Rusya bir kez daha İran'a karşı savaşa girdi. 1828 Rusya'nın lehine ve Rusya'nın günümüz Azerbaycan ve Ermenistan'ın geri kalan kısımları da dahil olmak üzere Kafkasya'daki İran topraklarının daha fazlasının kontrolünü ele geçirmesini sağlayan bir barış anlaşması. Bu savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile de Rus zaferiyle sonuçlanan savaş izledi. NS 1829 barış anlaşması Rusya'ya Tuna'ya kadar Karadeniz kıyılarının kontrolünü verdi.

Kırım Savaşı

İçinde 1850'ler Osmanlı İmparatorluğu o kadar zayıflamıştı ki, Fransa ve İngiltere, Rusya'nın Osmanlı gerilemesinin ana velinimeti olacağı ve Büyük Katerina'nın planını uygulayıp güneye doğru yayılabileceğinden son derece endişeliydi. İçinde 1852 Fransa, Osmanlı padişahına, Rusya'nın 18. yüzyıldan beri sahip olduğu bir unvan olan Kutsal Topraklar'daki Hıristiyan siteleri üzerinde en yüksek otorite olarak Fransa'yı adlandırması için baskı yapabildi. Rusya buna tepki olarak padişaha bir heyet gönderdi ve görev başarısız olunca Osmanlı Tuna topraklarını işgal etti. Temmuz 1853. Padişah derhal Rusya'ya savaş ilan etti ve Fransız ve İngiliz donanmaları Çanakkale Boğazı'na girdi. İçinde Kasım 1853 Rus donanması Sinop Savaşı'nda limanda demirli Osmanlı gemilerini imha etmiş ve bu eylem Fransa ve İngiltere'nin Rusya'ya savaş ilan etmesiyle sonuçlanmıştır.

Müteakip savaş birkaç cepheyi içeriyordu: Tuna, Karadeniz, Kafkaslar, Beyaz Deniz (Kraliyet Donanması Solovetsky Manastırını bombalarken), Azak Denizi, Baltık Denizi (İngiliz-Fransızların Rus filosuna saldırma girişimi dahil). Krondstadt) ve Pasifik Okyanusu (İngiliz-Fransız Petropavlovsk-Kamchatsky kuşatması ve Kamçatka ve Sahalin'e inme girişimi ile).

Ancak adından da anlaşılacağı gibi, savaş çoğunlukla Kırım Yarımadası'nda yapıldı. Kırım'ın Sivastopol limanı İngilizler, Fransızlar ve Türkler tarafından kuşatıldı. 1854 ile 1855. Kuşatmanın bir parçası olarak Balaklava Savaşı yapıldı. Ekim 1854 İngiliz süvarilerinin Rus topçu bataryasına doğrudan önden feci bir saldırı yaptığı ve ağır kayıplara neden olduğu talihsiz Hafif Tugay Hücumu ile ünlüydü.

Amur Satın Alma

İçinde 1848 Rus denizci Gennady Nevelskoy, Amur Nehri ve Sahalin çevresinde Rus Doğu'ya bir sefer düzenledi ve keşif gezisinin bir ada olduğunu kanıtladı. İçinde 1855 Rusya, Japonya ile Shimoda Antlaşması'nı imzalayarak adanın kuzeyine yerleşmelerine izin verirken, Japonlar güneyi aldı. İçinde 1850 Nevelskoy, Kırım Savaşı'ndan sonra Pasifik'teki ana Rus merkezi haline gelen Amur Haliç'te Nikolaevsky Post'u (İmparator I. Nicholas onuruna adlandırılmıştır) kurdu. 1856 şehir statüsü verildi ve Nikolaevsk-on-Amur olarak yeniden adlandırıldı.

İçinde 1854 Doğu Sibirya genel valisi Nikolai Muravev, Amur Bölgesi'ni daha fazla keşfetmek için bir Transbaikalian Kazak Ordusu ile gitti. Sonraki yıllarda bölgeye Rus yerleşimciler gönderildi. Muravev, imzalanan Aigun Antlaşması'ndan da sorumluydu. 1858 Rusya'nın Amur Nehri'nin kuzeyindeki ve Ussuri Nehri'nin doğusundaki toprakları işgal ettiğini gören Rus ve Çin İmparatorlukları arasında bu anlayış, Pekin Antlaşmaları'nda doğrulandı. 1860. İçinde 1858 Habarovka'nın askeri karakolu (bugünkü Habarovsk), 17. yüzyıl Kazak kaşifi Yerofey Khabarov'un kış kampını yaptığı yere yakın bir yerde kuruldu. İçinde Haziran 1860 ikmal gemisi Mançur, Haliç Körfezi'ne geldi ve “Doğunun Efendisi” anlamına gelen Rusça Vladivostok adında bir karakol kurdu.

Nicholas I'in ölümü

İçinde Şubat 1855 İmparator I. Nicholas, Kırım'da askerleri teftiş ederken zatürreye yakalandıktan sonra öldü. Nicholas'ın yerine, İmparator II. Alexander olan en büyük oğlu Aleksandr geçti. Babasının aksine, II. Aleksandr liberaldi ve Rusya için bir reform dönemi getirme niyetindeydi, ancak ilk görevi pahalıya mal olan Kırım Savaşı'na bir son vermekti.

Kırım Savaşı'nın sonu

Rus savunucularının kahramanlığına rağmen, Ağustos 1855, altıncı bombardımandan sonra Sivastopol düştü. Lev Tolstoy adlı genç bir yazar bu olaylara tanık olmuş ve Sivastopol Eskizleri olarak bilinen üç kısa öyküde bu olaylar hakkında yazmıştır. Rusya, Taganrog'da daha fazla başarı gördü Ağustos 1855 İngiliz-Fransız kuşatması şehir düşmeden sona erdiğinde ve Kars savaşında Haziran 1855 Rus birliklerinin stratejik bir Türk kalesini ele geçirdiği yer.

Bununla birlikte, Sivastopol'un düşüşü, İmparator I. Nicholas'ın ölümü ve yüksek zayiat oranlarında artan İngiliz ve Fransız kamuoyunun hoşnutsuzluğu, tüm taraflar arasında savaşı sürdürme hevesini azalttı. Mart 1856 Kırım Savaşı'nı sona erdiren Paris Antlaşması imzalandı. Anlaşmanın bir şartı olarak Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'ndan kazandığı tüm toprakları geri verirken, Kırım Rusya'ya iade edildi. Ancak hem Osmanlı İmparatorluğu hem de Rusya'nın Karadeniz'de donanma bulundurması yasaklandı.

Serflerin Kurtuluşu

Babası, amcası ve büyük büyükannesi gibi II. Aleksandr da Rusya'nın hiçbir zaman modern bir ülke olarak gelişmeyeceğini biliyordu ve Avrupa Rusya'sındaki tebaaların çoğu köle olarak köleleştirildi. Ancak seleflerinden farklı olarak İskender, soyluların protestolarına rağmen planını uygulama inancına sahipti ve reformun kitlesel bir serf isyanından sonra aşağıdan ziyade yukarıdan gelmesinin en iyisi olduğunu söyleyerek niyetini savundu. Soruna en iyi çözümü tartışmak için serflik komiteleri kuruldu. Sonunda, serflerin serbest bırakılacağı ve eski efendilerinden toprak satın almaları için kredi verilmesi kararlaştırıldı. Resmi kurtuluş yasası imzalandı Mart 1861 yüzyıllarca süren serfliği sona erdirmek ve İskender'e 'Kurtarıcı' lakabını kazandırmak. Bununla birlikte, eski serfler hala eski efendilerine ekonomik olarak bağımlı olduklarından ve çoğu zaman toprağın en fakir kısımlarına verildiğinden ve satmalarına izin verilmediğinden, yeni durum mükemmel olmaktan uzaktı.

Kafkas Savaşı: Murid Savaşı

Dan beri 1817 Ruslar, Kuzey Kafkasya halkını boyunduruk altına almak için çaba sarf ediyorlardı ve bu süreç, son yıllarda Osmanlı İmparatorluğu ve İran'a karşı kazanılan zaferlerden sonra daha da ivme kazandı. 1820'ler. Bu uzun süredir devam eden çatışma, Kafkas Savaşı olarak bilinir, ancak gerçekte birkaç savaş döneminden ve iki ana sahneden oluşur: Kuzey Kafkasya'nın doğu ve batı kısımları. II. İskender'in saltanatı sırasında savaş doruk noktasına ulaştı.

Kuzey Kafkasya'nın doğu kesiminde çatışma Murid Savaşı olarak bilinir hale geldi ve çeşitli halklar ortak bir İslam inancı altında Rus işgaline karşı birleşebildiler. 1828 Kafkas İmamlığının kuruluşunu gördü ve 1834 İmam Şamil devletin üçüncü imamı oldu. İmamlığın en güçlü ve birlik içinde olduğu dönem Şamil dönemindeydi. Şamil, bu tür bir savaşa tamamen hazırlıksız olan Ruslara karşı gerilla taktiklerini kullandı. Ayrıca kahramanlığı ve her şeye rağmen kaçma yeteneğiyle adından söz ettirdi. Ancak Rus ordusunun gücüne karşı sonsuza kadar ve sonsuza kadar ayakta durmak yeterli değildi. 1859 Şamil yakalandı. Rus yönetimini tanıması karşılığında, daha sıcak iklimin hoşuna gittiği için Kiev'e taşınmadan önce ailesiyle Kaluga'ya yerleşmesine izin verildi. Sonunda öldü 1871 Medine'de hac için.

Kafkas Savaşı: Rus-Çerkes Savaşı

Özellikle Kuzey Kafkasya'nın doğusunu kapsayan savaş, Rus-Çerkes Savaşı olarak da bilinir. Rusya, Büyük Petro zamanından beri Çerkes (Adige olarak da bilinir) topraklarına tecavüz etmekteydi ve I. Nicholas döneminde Karadeniz kıyısında kaleler inşa edildi. 1830'lar daha sonra kaleler olarak hizmet etti. Böyle bir kale kurulduktan sonra 1838 günümüz Sochi sitesinde.

İmam Şamil'in yakalanmasından sonra Rus birlikleri serbest bırakıldı ve daha sonra doğu tiyatrosuna nakledildi. 1859 Ruslar ayrıca kontrolü sağlamada ve Çerkes liderlerinden sadakat yemini almada başarılı oldular. Bunun yerine reddedenler, o zamandan beri bazıları tarafından bir etnik temizlik veya soykırım eylemi olarak tanımlanan bir olay olan yolda binlerce kişinin ölmesiyle Osmanlı İmparatorluğu'na kaçmak zorunda kaldı. İçinde 1864 İmparator Alexander III, Kafkas Savaşı'nın sona erdiğini ve tüm Kafkasya'nın fethini ilan etti.

Türkistan'ın fethi

Kafkasya'daki başarısının ardından Rusya, dikkatini tek bir ulusal devlet olmamasına rağmen o zamanlar Türkistan (günümüzde Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan) olarak adlandırılan Orta Asya'daki topraklara çevirdi. Bu olaylar, Rusya'nın Hindistan'a doğru genişlemesinden korktuğu için İngiltere'yi Rusya ile karşı karşıya getiren Büyük Oyun olarak bilinen olayın bir parçası. İçinde 1865 Rus kuvvetleri Taşkent'i ele geçirdi. 1868 Koqand Hanlığı'nın geri kalanı Rusya'nın koruyucusu haline geldi. Yeni bölge resmi olarak İmparatorluğa dahil edildi. 1867 Türkistan Genel Valiliği olarak.

İçinde 1868 Rusya, bölgenin doğusunda ve içinde Buhara Emirliği'nden önemli Semerkant şehrini ele geçirdi. 1873 Hem Buhara Emirliği hem de Hiva Emirliği, Rus egemenliğini kabul etti ve koruyucu oldu. Sonunda 1876 Kokand Hanlığı kaldırıldı ve Rus Türkistan'ına dahil edildi. Rusların Türkistan'ı fethi tamamlandı.

Alaska Satın Alma

tarafından 1860'lar Alaska kolonileri, aşırı avlanma, İngiliz ve Amerikalıların rekabeti ve kolonilerin uzaklığı nedeniyle değerlerinden daha fazla güçlük çekiyordu. Geri 1849 Kaliforniya'daki Fort Ross, Alaska kolonilerini beslemek için artık gerekli olmadığı için satıldı. 1867 Alaska'yı Amerika Birleşik Devletleri'ne 7.2 milyon dolara satmaya karar verildi. Yerli Tlingit halkı, arazinin hiçbir zaman ilk etapta satacak Ruslar olmadığını, ancak çok az etkisinin olduğunu iddia ettiler. Rusların Amerikan kolonilerinin sonu, sonuç olarak Rus-Amerika Şirketi'nin tasfiyesine yol açtı.

İmparator II. Aleksandr'ın Suikastı

Serflerin kurtuluşu, Avrupa'da demokratik ve cumhuriyet devrimlerinin yaşandığı bir dönemde Rusya'da var olan devrimci ruh halini sona erdirmedi. Serflerin kurtuluşunu görmelerine rağmen, devrimciler hala Rusya için bir anayasa ve çok sayıda işçi ve köylünün iyileştirilmesini talep ettiler. İçinde 1866 imparatorun yaşamına yönelik ilk girişim bir devrimci tarafından yapıldı. İçinde 1867 Paris'te imparatoru vurma girişimi ve ardından St Petersburg'da başka bir girişimde bulunuldu. 1879. Aynı yıl devrimci grup Narodnaya Volya (Halkın İradesi) kuruldu ve treninin bir vagonunu havaya uçurmayı başardı, ancak imparator zarar görmedi. İçinde 1880 Narodnaya Volya, Kışlık Saray'a bir bomba yerleştirmeyi başardı, 11 güvenlik görevlisini öldürdü, ancak yine imparatoru kaçırdı.

İmparator önceki tüm denemelerde şanslıydı ama Narodnaya Volya'nın sadece bir kez şanslı olması gerekiyordu ve bu gün geldi. Mart 1881. Bir askeri yoklamadan eve dönerken Narodnaya Volya'nın bir üyesi imparatorun arabasına bomba attı ve imparatorun Kazak muhafızlarından birini öldürdü. Alexander daha sonra ölümcül bir hata yaptı ve kalabalığın içinde bombayla silahlanmış başka bir Narodnaya Volya üyesinin bulunduğu kurşun geçirmez arabadan çıktı. Polonyalı genç bir devrimci olan Ignacy Hryniewiecki, bombasını atarak imparatoru ölümcül şekilde yaraladı. Alexander II, aldığı yaralardan dolayı öldüğü Kışlık Saray'a geri götürüldü.

İmparator Alexander III'ün saltanatı

Devrimciler suikastın Rusya'da bir devrim yaratacağını umdular, ancak aslında Rusya'nın gördüğü en liberal hükümdarı ve hatta bir anayasa oluşturma fikrini bile düşünen birini az önce öldürmüşlerdi. İskender'in yerine oğlu Aleksandr Aleksandrovich (İmparator III.Alexander) geçti. Alexander, babasının liberal politikalarından aldığı teşekkürü gördü ve bunun yerine, Rus Ortodoksluğunu ve Rus dilini tüm imparatorluğa yayma girişimini gören muhafazakar Ortodoksluk, Otokrasi ve Milliyet politikasına başladı. Yeni yasalar da tanıtıldı 1882 Yahudilere daha fazla kısıtlama getirmek.

İç meselelerdeki otoriter itibarına rağmen, dış ilişkilerde Aleksandr, Barışçıl olarak bilinir ve saltanatı sırasında Rus ordusu hiçbir büyük çatışmada yer almadığı için Rus hükümdarları arasında benzersizdir. Saltanatının önemli bir yönü, Almanya Kralı II. Wilhelm'in davranışlarından hoşlanmadığı için Fransa ile ittifaka girmekti.

Alexander III'ün Hayatı Üzerine Girişimler

II. Aleksandr'ı öldürmedeki başarısıyla teşvik edilen Narodnaya Volya, bunu III. Aleksandr ile tekrarlamayı umuyordu. Bunun tamamen farkında olan III.Alexander, güvenlik nedeniyle ailesiyle birlikte St Petersburg dışındaki Gatchina Sarayı'na taşındı. İçinde 1887 Böyle bir komplo Ohrana polis gücü tarafından ortaya çıkarıldı ve küçük kardeşi Vladimir, kardeşinin kaderinden derinden etkilenen Aleksandr Ulyanov da dahil olmak üzere komplocular asıldı.

İçinde Ekim 1888 İskender ve ailesinin Kırım'dan dönüşte bindiği tren bombalandı ve raydan çıktı. İskender, görünüşü ve büyük gücü nedeniyle sık sık 'muzhik (köylü adam) çar' olarak anılırdı ve patlamadan sonra İskender'in ailesinin kaçabilmesi için vagonun çöken çatısını kaldırdığı söylenir. 21 people were killed, but members of the imperial family were not among the dead.

Death of Alexander III

The attack on the train though is said to have helped bring about the death of the emperor of kidney failure several years later, although his appetite for alcohol probably played a role too. The emperor died among his family at their residence of the Lividia Palace outside Yalta in Crimea in 1894. At his bedside was his 26 year old son Nikolai Aleksandrovich who succeeded him as Emperor Nicholas II. Within a month of the funeral of Alexander II, Nicholas II married Princess Alix of Hesse-Darmstadt – a granddaughter of Queen Victoria of the United Kingdom – who converted to Orthodoxy and took the name Aleksandra Fyodorovna.

Khodynka Tragedy

İçinde May 1896 Nicholas II had his formally coronation in the Dormition Cathedral in the Moscow Kremlin. In celebration a festival was organised for citizens in the Khodynka Field outside Moscow. It is estimated that approximately 100,000 attended and when rumours began to spread that the free food and drink was beginning to run out the crowd rushed forward resulting in people being trampled and suffocated. It is believed that over 1,300 people died and the same amount again were injured. After the tragedy Nicholas II went ahead with a planned ball in honour of the Franco-Russian Alliance, although it is believed he was persuaded to attend so as not to upset the French guests and would have rather spent the evening in prayer. Nevertheless the attendance at the ball was seen by the people as a demonstration of the emperor’s disregard for the victims and the whole tragedy was seen as a bad omen for Nicholas’s reign.


Russia Population | Data and Charts, 1900-2013

146,544.7 thousand people currently live in Russia as of January 1, 2016 according to Russian Federal State Statistics Service estimate. United Nations Department of Economic and Social Affairs gives another estimate - 143,456.9 thousand persons. The difference of about 3 million persons is because data from Russian national statistical service include population of the Crimea since 2015, while international agencies like UN or World Bank does not consider the Crimea as a part of Russia. As of January 1, 2015 population of the Crimea was estimated at 2,294.9 thousand persons.
With or without the Crimea, Russia is nineth most populated country in the world accounting for 2% of total world population. However, due to the huge land area - the biggest in the world - population density in Russia is only 9 persons per square kilometre as of 2015.
Moreover Russian statistical service also provides more optimistic population forecast according to which population will be increasing till 2025 and then will start to decline. But as for UN projections, Russian population is already declining, so that in 2016 it will be 17 thousands lower than in 2015.
As of 2010 population census, population in Russia was 143,436.1 thousand persons.

The current population of the Russian Federation is 143,5 million people. Starting from 1991 total fertility rate in Russia is below 1.9, which means that, on average, every woman gives birth to less than 2 children. Population division of the UN expects Russia population to decrease to 120 million people by 2050.

China Population India Population USA Population Indonesia Population Brazil Population World Population
Pakistan Population Nigeria Population Bangladesh Population Russia Population Japan Population World Population Ranking

Coronavirus Data and Insights

Live data and insights on Coronavirus outbreak around the world, including detailed statistics for the US, Italy, EU, and China. Confirmed and recovered cases, deaths, alternative data on economic activities, customer behavior, supply chains, and more.


Russia in 1900 - History


In 1891 work on the TRANSIBERIAN RAILROAD was begun, in 1895 on the TRANSCASPIAN RAILROAD. Historians have observed that with the accession of CZAR NICHOLAS II. to the throne in 1894, the pace of Russia's industrialization picked up. Another factor was the French alliance French banks invested considerably in Russia. In 1897 Russia adopted the GOLD STANDARD, a measure which encouraged foreign investment and helped speed up the process of industrialization.
In 1892, the Russian Empire had a railroad network of a combined length of 31,202 km, in 1905 of 61,085 km (having surpassed Germany as Europe's country with the 'longest' railroad system in 1899).In 1892 Russia's output of pig-iron amounted to 1.1 million metric tons (less than 1/6 of the British), in 1905 it had risen to 2.7 million metric tons or more than 1/4 of the British output. In 1892, Russian coal mines produced 6.9 million tons of coal in 1905 production reached 18.7 million tons.
While the figures indicating industrial growth were impressive - Russia's industry grew faster than those of Britain and Germany - Russia still lagged far behind the industrialized nations in terms of per-capita consumption. Russia's population also grew faster than that of western European nations the population of the Russian Empire reached 125,000,000 in 1894, 146,000,000 in 1904. Rapid industrialization also meant rapid urbanization.
In contrast to the industrialized nations of central and western Europe, Russia continued to significantly expand the farmland where grain, potatos etc. were cultivated, from 13.4 million hectares in 1895 to 20.0 million hectares in 1905 (figures for the European provinces of the Russian Empire without Poland) wheat production rose from 8.4 million metric tons in 1895 to 12.8 million in 1905, potato harvest from 21.1 million metric tons in 1895 to 27.6 million metric tons in 1905.


Russia in 1900 - History

Russia's Difficulties by Elisabeth Achelis, Journal of Calendar Reform, 1954

RUSSIAN CALENDAR HISTORY is no exception to that of other calendar histories of the past it has been a varied one with many trials and errors. Eventually the Gregorian calendar was adopted by the government to conform with the greater number of other nations.

Dr. Vera Rossovskaja, astronomer of the Research Institute at Leningrad, wrote a notable book, The Remote Past of the Calendar, published in 1936, in which she stated that up to the end of the fifteenth century the Russian year began on March 1. Years were counted from the "creation of the world," an event that was placed in the year 5509 B.C. Then for a brief interval the Moscow government began the calendar year with September 1, until about A.D. 1700, when Peter the Great introduced January 1 as the beginning of the year, adopting at the same time the reckoning of the Christian era. This aroused the opposition of the Eastern Church.

In 1709 the calendar (the Julian calendar) was first printed in Russia, more than 127 years after the Gregorian calendar had been introduced in Europe.

In the nineteenth century, because of the almost world-wide acceptance of the Gregorian calendar, the Department of Foreign Affairs used the Gregorian style in its relations with foreign countries the commerical and naval fleets too were obliged to reckon time according to the Western calendar and finally sciences, such as astronomy, meterology, etc., which had a world character, were compelled to follow the new system. All this caused considerable complication.

In 1829 the Department of Public Instruction recommended a revision of the calendar to the Academy of Science. The Academy proceeded to petition the government to accept the Gregorian calendar. Prince Lieven, in submitting the plan to Tsar Nicholas I, denounced it as "premature, unnecessary, and likely to produce upheavals, and bewilderment of mind and conscience among the people." He further declared that "the advantage from a reform of this kind will be very small and immaterial, while the inconveniences and difficulties will be unavoidable and great." The Tsar, being apprehensive, wrote on the report: "The comments of Prince Lieven are accurate and just."

From thence onward frequent attempts were made to remove the ban, but to no avail. In 1918, after the Revolution, Lenin raised the question of calendar reform and, after an investigation of the subject, published a decree directing the adoption of the Gregorian style "for the purpose of being in harmony with all the civilized countries of the world."

The adoption of the Gregorian calendar necessitated a cancellation of 13 days, instead of ten days, because in the interval three centurial years had been counted as leap years. Although the government officially accepted the Gregorian calendar, the Russian Eastern Orthodox Church still clung to the earlier and more familiar Julian. This is the reason, for example, that the observance of Christmas, on December 25 in the Gregorian calendar, comes in the Julian calendar on January 7.

In 1923, a radical change in the calendar took place. Soviet Russia abolished both the Julian calendar, used by the Russian Orthodox Church, and the official Gregorian calendar that had been installed by Lenin. A new calendar was introduced, in which the weeks were changed and all religious feasts and holy days were replaced by five national public holidays associated with the Revolution.

The "Eternal Calendar" went into effect on October 6 . . . , giving five days to the weeks and six weeks to the months, so that there were 12 months of 30 days, plus five holidays with national names instead of weekday names.[note] The chief objective of the "Eternal Calendar" was to increase production, and special color cards were distributed to the workers. Rest-days became staggered. It was not realized at the time that such an arrangement would cause real hardship to family life. After several years of trial, in 1931, the five-day week and staggered rest-days were replaced by another system.

Through all these changes decreed by the Russian government, the Church still clung to the Julian calendar, and farmers and peasants continued to work and plan according to the seasons, months and weeks, as had their forefathers.

To historians and statisticians these various calendar changes bring real difficulties. Reference to the Russian Julian calendar must be made previous to 1918,

Leo Gruliow, editor of The Current Digest of the Soviet Press, recently wrote: "A combination of factors appears to have swung Russia into the growing list of supporters of calendar reform. Whether the Soviet will go beyond its present cautious endorsement of study of The World Calendar Association proposal remains to be seen. That the development of the Russian studies will lead to beneficial results is definitely assured."


Russia, 1856-1900

Russia fought the Crimean War (1853-56) with Europe's largest standing army, and Russia's population was greater than that of France and Britain combined, but it failed to defend its territory, the Crimea, from attack. This failure shocked the Russians and demonstrated to them the inadequacy of their weaponry and transport and their economic backwardness relative to the British and French.

Being unable to defend his realm from foreign attack was a great humiliation for Tsar Nicholas I, who died in 1855 toward the end of the war. He was succeeded that year by his eldest son, Alexander II, who feared arousing the Russian people by an inglorious end to the war. But the best he could do was a humiliating treaty, the Treaty of Paris &ndash signed on March 30, 1856. The treaty forbade Russian naval bases or warships on the Black Sea, leaving the Russians without protection from pirates along its 1,000 miles of Black Sea coastline, and leaving unprotected merchant ships that had to pass through the Bosporus and Dardanelles straits. The treaty removed Russia's claim of protection of Orthodox Christians within the Ottoman Empire, and it allowed the Turks to make the Bosporus a naval arsenal and a place where the fleets of Russia's enemies could assemble to intimidate Russia.

In his manifesto announcing the end of the war, Alexander II promised the Russian people reform, and his message was widely welcomed. Those in Russia who read books were eager for reform, some of them with a Hegelian confidence in historical development. These readers were more nationalistic than Russia's intellectuals had been in the early years of the century. Devotion to the French language and to literature from Britain and Germany had declined since then. The Russians had been developing their own literature, with authors such as Aleksandr Pushkin (1799-1837), Nicolai Gogol (1809-62), Ivan Turgenev (1818-83) and Feodor Dostoievski (1821-81). And Russian literature had been producing a greater recognition of serfs as human beings.

In addition to a more productive economy, many intellectuals hoped for more of a rule of law and for an advance in rights and obligations for everyone &ndash a continuation of autocracy but less arbitrary. From these intellectuals came an appeal for freer universities, colleges and schools and a greater freedom of the press. "It is not light which is dangerous, but darkness," wrote Russia's official historian, Mikhail Pogodin.

And on the minds of reformers was the abolition of serfdom. In Russia were more the 22 million serfs, compared to 4 million slaves in the United States. They were around 44 percent of Russia's population, and described as slaves. They were the property of a little over 100,000 land owning lords (pomeshchiki). Some were owned by religious foundations, and some by the tsar (state peasants). Some labored for people other than their lords, but they had to make regular payments to their lord, with some of the more wealthy lords owning enough serfs to make a living from these payments.

Russia's peasants had become serfs following the devastation from war with the Tartars in the 1200s, when homeless peasants settled on the land owned by the wealthy. By the 1500s these peasants had come under the complete domination of the landowners, and in the 1600s, those peasants working the lord's land or working in the lord's house had become bound to the lords by law, the landowners having the right to sell them as individuals or families. And sexual exploitation of female serfs had become common.

It was the landowner who chose which of his serfs would serve in Russia's military &ndash a twenty-five-year obligation. In the first half of the 1800s, serf uprisings in the hundreds had occurred, and serfs in great number had been running away from their lords. But in contrast to slavery in the United States, virtually no one in Russia was defending serfdom ideologically. There was to be no racial divide or Biblical quotation to argue about. Those who owned serfs defended that ownership merely as selfish interest. Public opinion overwhelmingly favored emancipation, many believing that freeing the serfs would help Russia advance economically to the level at least of Britain or France. Those opposed to emancipation were isolated &ndash among them the tsar's wife and mother, who feared freedom for so many would not be good for Russia.


Russia in 1900 - History

The gradual accession of Stalin to power in the 1920s eventually brought an end to the liberalization of society and the economy, leading instead to a period of unprecedented government control, mobilization, and terrorization of society in Russia and the other Soviet republics. In the 1930s, agriculture and industry underwent brutal forced centralization, and Russian cultural activity was highly restricted. Purges eliminated thousands of individuals deemed dangerous to the Soviet state by Stalin's operatives.

Industrialization and Collectivization

At the end of the 1920s, a dramatic new phase in economic development began when Stalin decided to carry out a program of intensive socialist construction. To some extent, Stalin pressed economic development at this point as a political maneuver to eliminate rivals within the party. Because Bukharin and some other party members would not give up the gradualistic NEP in favor of radical development, Stalin branded them "right-wing deviationists" and during 1929 and 1930 used the party organization to remove them from influential positions. Yet Stalin's break with the NEP also revealed that his doctrine of building "socialism in one country" paralleled the line that Trotsky had originally supported early in the 1920s. Marxism supplied no basis for Stalin's model of a planned economy, although the centralized economic controls of the war communism years seemingly furnished a Leninist precedent. Between 1927 and 1929, the State Planning Committee (Gosudarstvennyy planovyy komitet--Gosplan) worked out the First Five-Year Plan (see Glossary) for intensive economic growth Stalin began to implement this plan--his "revolution from above"--in 1928.

The First Five-Year Plan called for rapid industrialization of the economy, with particular emphasis on heavy industry. The economy was centralized: small-scale industry and services were nationalized, managers strove to fulfill Gosplan's output quotas, and the trade unions were converted into mechanisms for increasing worker productivity. But because Stalin insisted on unrealistic production targets, serious problems soon arose. With the greatest share of investment put into heavy industry, widespread shortages of consumer goods occurred, and inflation grew.

To satisfy the state's need for increased food supplies, the First Five-Year Plan called for the organization of the peasantry into collective units that the authorities could easily control. This collectivization program entailed compounding the peasants' lands and animals into collective farms (kolkhozy sing., kolkhoz --see Glossary) and state farms (sovkhozy sing., sovkhoz --see Glossary) and restricting the peasants' movement from these farms. The effect of this restructuring was to reintroduce a kind of serfdom into the countryside. Although the program was designed to affect all peasants, Stalin in particular sought to eliminate the wealthiest peasants, known as kulaks. Generally, kulaks were only marginally better off than other peasants, but the party claimed that the kulaks had ensnared the rest of the peasantry in capitalistic relationships. In any event, collectivization met widespread resistance not only from the kulaks but from poorer peasants as well, and a desperate struggle of the peasantry against the authorities ensued. Peasants slaughtered their cows and pigs rather than turn them over to the collective farms, with the result that livestock resources remained below the 1929 level for years afterward. The state in turn forcibly collectivized reluctant peasants and deported kulaks and active rebels to Siberia. Within the collective farms, the authorities in many instances exacted such high levels of procurement that starvation was widespread.

By 1932 Stalin realized that both the economy and society were under serious strain. Although industry failed to meet its production targets and agriculture actually lost ground in comparison with 1928 yields, Stalin declared that the First Five-Year Plan had successfully met its goals in four years. He then proceeded to set more realistic goals. Under the Second Five-Year Plan (1933-37), the state devoted attention to consumer goods, and the factories built under the first plan helped increase industrial output in general. The Third Five-Year Plan, begun in 1938, produced poorer results because of a sudden shift of emphasis to armaments production in response to the worsening international climate. In general, however, the Soviet economy had become industrialized by the end of the 1930s. Agriculture, which had been exploited to finance the industrialization drive, continued to show poor returns throughout the decade.

The Purges

The complete subjugation of the party to Stalin, its leader, paralleled the subordination of industry and agriculture to the state. Stalin had assured his preeminent position by squelching Bukharin and the "right-wing deviationists" in 1929 and 1930. To secure his absolute control over the party, however, Stalin began to purge leaders and rank-and-file members whose loyalty he doubted.

Stalin's purges began in December 1934, when Sergey Kirov, a popular Leningrad party chief who advocated a moderate policy toward the peasants, was assassinated. Although details remain murky, many Western historians believe that Stalin instigated the murder to rid himself of a potential opponent. In any event, in the resultant mass purge of the local Leningrad party, thousands were deported to camps in Siberia. Zinov'yev and Kamenev, Stalin's former political partners, received prison sentences for their alleged role in Kirov's murder. At the same time, the People's Commissariat for Internal Affairs (Narodnyy komissariat vnutrennikh del--NKVD), the secret police agency that was heir to the Cheka of the early 1920s, stepped up surveillance through its agents and informers and claimed to uncover anti-Soviet conspiracies among prominent long-term party members. At three publicized show trials held in Moscow between 1936 and 1938, dozens of these Old Bolsheviks, including Zinov'yev, Kamenev, and Bukharin, confessed to improbable crimes against the Soviet state. Their confessions were quickly followed by execution. (The last of Stalin's old enemies, Trotsky, who supposedly had masterminded the conspiracies against Stalin from abroad, was murdered in Mexico in 1940, presumably by the NKVD.) Coincident with the show trials of the original leadership of the party, unpublicized purges swept through the ranks of younger leaders in party, government, industrial management, and cultural affairs. Party purges in the non-Russian republics were particularly severe. The Yezhovshchina ("era of Yezhov," named for NKVD chief Nikolay Yezhov) ravaged the military as well, leading to the execution or incarceration of about half the officer corps. The secret police also terrorized the general populace, with untold numbers of common people punished after spurious accusations. By the time the purges subsided in 1938, millions of Soviet leaders, officials, and other citizens had been executed, imprisoned, or exiled.

The reasons for the period of widespread purges, which became known as the Great Terror, remain unclear. Western historians variously hypothesize that Stalin created the terror out of a desire to goad the population to carry out his intensive modernization program, or to atomize society to preclude dissent, or simply out of brutal paranoia. Whatever the causes, the purges must be viewed as having weakened the Soviet state.

In 1936, just as the Great Terror was intensifying, Stalin approved a new Soviet constitution to replace that of 1924. Hailed as "the most democratic constitution in the world," the 1936 document stipulated free and secret elections based on universal suffrage and guaranteed the citizenry a range of civil and economic rights. But in practice the freedoms implied by these rights were denied by provisions elsewhere in the constitution that indicated that the basic structure of Soviet society could not be changed and that the party retained all political power.

The power of the party, in turn, now was concentrated in the persons of Stalin and the members of his handpicked Politburo. As if to symbolize the lack of influence of the party rank and file, party congresses were convened less and less frequently. State power, far from "withering away" after the revolution as Karl Marx had prescribed, instead grew. With Stalin consciously building what critics would later describe as a cult of personality, the reverence accorded him in Soviet society gradually eclipsed that given to Lenin.

Mobilization of Society

Concomitant with industrialization and collectivization, society also experienced wide-ranging regimentation. Collective enterprises replaced individualistic efforts across the board. Not only did the regime abolish private farms and businesses, but it collectivized scientific and literary endeavors as well. As the 1930s progressed, the revolutionary experimentation that had characterized many facets of cultural and social life gave way to conservative norms.

Considerations of order and discipline dominated social policy, which became an instrument of the modernization effort. Workers came under strict labor codes demanding punctuality and discipline, and labor unions served as extensions of the industrial ministries. At the same time, higher pay and privileges accrued to productive workers and labor brigades. To provide greater social stability, the state aimed to strengthen the family by restricting divorce and abolishing abortion.

Literature and the arts came under direct party control during the 1930s, with mandatory membership in unions of writers, musicians, and other artists entailing adherence to established standards. After 1934 the party dictated that creative works had to express socialistic spirit through traditional forms. This officially sanctioned doctrine, called "socialist realism," applied to all fields of art. The state repressed works that were stylistically innovative or lacked appropriate content.

The party also subjected science and the liberal arts to its scrutiny. Development of scientific theory in a number of fields had to be based upon the party's understanding of the Marxist dialectic, which derailed serious research in certain disciplines. The party took a more active role in directing work in the social sciences. In the writing of history, the orthodox Marxist interpretation employed in the late 1920s was modified to include nationalistic themes and to stress the role of great leaders to create legitimacy for Stalin's dictatorship.

Education returned to traditional forms as the party discarded the experimental programs of Lunacharskiy after 1929. Admission procedures underwent modification: candidates for higher education now were selected on the basis of their academic records rather than their class origins. Religion suffered from a state policy of increased repression, starting with the closure of numerous churches in 1929. Persecution of clergy was particularly severe during the purges of the late 1930s, when many of the faithful went underground (see The Russian Orthodox Church, ch. 4).

Foreign Policy, 1928-39

Soviet foreign policy underwent a series of changes during the first decade of Stalin's rule. Soon after assuming control of the party, Stalin oversaw a radicalization of Soviet foreign policy that paralleled the severity of his remaking of domestic policy. To heighten the urgency of his demands for moderniza-tion, Stalin portrayed the Western powers, particularly France, as warmongers eager to attack the Soviet Union. The Great Depression, which seemingly threatened to destroy world capitalism in the early 1930s, provided ideological justification for the diplomatic self-isolation practiced by the Soviet Union in that period. To aid the triumph of communism, Stalin resolved to weaken the moderate social democratic parties of Europe, which seemed to be the communists' rivals for support among the working classes of the Western world.

Conversely, the Comintern ordered the Communist Party of Germany to aid the anti-Soviet National Socialist German Workers' Party (Nazi Party) in its bid for power, in the hopes that a Nazi regime would exacerbate social tensions and produce conditions that would lead to a communist revolution in Germany. In pursuing this policy, Stalin thus shared responsibility for Adolf Hitler's rise to power in 1933 and its tragic consequences for the Soviet Union and the rest of the world.

The dynamics of Soviet foreign relations changed drastically after Stalin recognized the danger posed by Nazi Germany. From 1934 through 1937, the Soviet Union tried to restrain German militarism by building coalitions hostile to fascism. In the international communist movement, the Comintern adopted the "popular front" policy of cooperation with socialists and liberals against fascism, thus reversing its line of the early 1930s. In 1934 the Soviet Union joined the League of Nations, where Maksim Litvinov, the Soviet commissar of foreign affairs, advocated disarmament and collective security against fascist aggression. In 1935 the Soviet Union formed defensive military alliances with France and Czechoslovakia, and from 1936 to 1939 it gave assistance to antifascists in the Spanish Civil War. The menace of fascist militarism to the Soviet Union increased when Germany and Japan (which already posed a substantial threat to the Soviet Far East) signed the Anti-Comintern Pact in 1936. But the West proved unwilling to counter German provocative behavior, and after France and Britain acceded to Hitler's demands for Czechoslovak territory at Munich in 1938, Stalin abandoned his efforts to forge a collective security agreement with the West.

Convinced now that the West would not fight Hitler, Stalin decided to come to an understanding with Germany. Signaling a shift in foreign policy, Vyacheslav Molotov, Stalin's loyal assistant, replaced Litvinov, who was Jewish, as commissar of foreign affairs in May 1939. Hitler, who had decided to attack Poland despite the guarantees of Britain and France to defend that country, soon responded to the changed Soviet stance. While Britain and France dilatorily attempted to induce the Soviet Union to join them in pledging to protect Poland, the Soviet Union and Germany engaged in intense negotiations. The product of the talks between the former ideological foes--the Nazi-Soviet Nonaggression Pact (also known as the Molotov-Ribbentrop Pact) of August 23, 1939--shocked the world. The open provisions of the agreement pledged absolute neutrality in the event one of the parties should become involved in war, while a secret protocol partitioned Poland between the parties and assigned Romanian territory as well as Estonia and Latvia (and later Lithuania) to the Soviet sphere of influence. With his eastern flank thus secured, Hitler began the German invasion of Poland on September 1, 1939 Britain and France declared war on Germany two days later. World War II had begun.


St. Basil's Cathedral in Moscow

1554 to 1560: Ivan the Terrible erected the exuberant St. Basil's Cathedral just outside the Kremlin gates in Moscow.

The reign of Ivan IV (the Terrible) brought a brief resurgence of interest in traditional Russian styles. To honor Russia's victory over the Tatars at Kazan, the legendary Ivan the Terrible erected the exuberant St. Basil's Cathedral just outside the Kremlin gates in Moscow. Completed in 1560, St. Basil's is a carnival of painted onion domes in the most expressive of Russo-Byzantine traditions. It is said that Ivan the Terrible had the architects blinded so that they could never again design a building so beautiful.

St. Basil's Cathedral is also known as the Cathedral of the Protection of the Mother of God.

After the reign of Ivan IV, architecture in Russia borrowed more and more from European rather than Eastern styles.


Cuisine from the time of Peter the Great and Catherine the Great

In the period of Peter and Catherine noble people began to adopt the culinary traditions of Northern Europe. Wealthy people at the beginning of 18th century brought cooks and chefs from Germany, Holland and Austria to Russia. Later, during the time of Catherine II, they brought in chefs from France and sometimes even England (hey, but wait a minute, isn't English food supposed to be terrible?). During this period, new dishes prepared from ground meat (rissoles, baked puddings, pates, beef-rolls), thick soups (from milk or vegetables) and different desserts were introduced in St. Petersburg and Moscow straight from Paris.

During this period, Russians adopted some Western European cold appetizers into the cuisine. For example, German sandwiches, butter, French and Dutch cheeses (formerly unknown in Russia) were combined with traditional Russian appetizers such as meat-jelly, ham, cold boiled pork, caviar and salted red fish and used as starters.


A History of Russia in a Massive Photo Archive

Prepare to get swept away in a stream of over 150 years of photographs capturing all sorts of scenes of Russian life. Moscow’s Multimedia Art Museum and Yandex — the country’s largest search engine — recently joined forces to launch an online photo bank that is ridiculously massive, bringing together photographs not only from museums and public archives but also from personal collections across the world’s largest nation. The portal, simply called “The History of Russia,” received support from the Ministry of Culture and the Federal Agency on Press and Mass Communications and is intended to acquaint visitors with Russian history through visuals. It is written in Russian, but you don’t necessarily have to read the language to navigate it, especially if your browser is able to translate the texts.

William Carrick, from ‘Russian Types’ (1860) (photo courtesy Moscow’s Multimedia Art Museum) (click to enlarge)

More than 40 institutions and collections are currently involved, including the State Archive of the Russian Federation, the State Literary Museum, the National Library of Russia, and the Serpukhov History and Art Museum (now home to a famous feline). In the wrong hands, such a website could easily exist as a huge photo dump, but the over 80,000 photographs (a number that is steadily growing) is well organized and easily searchable. If you speak Russian, you can simply type in a search otherwise, a timeline allows you to browse by date, a map enables location-based searches, and preset categories filter the images by theme. These may be as broad as “architecture” and “art” or as specific as my two favorites, “dogs” and “cemeteries.” Institutions and individual users can also create their own themed virtual exhibitions for others to explore.

According to a release, many of the photographs are published here for the first time, partly because the portal invites users to upload, describe, and tag images from personal archives. It has the feel of a museum collection website in the sense that most of the photographs uploaded by institutions arrive with their proper dates, titles, photographers, locations, and information about rights holders but interestingly, it also serves as a public forum. Each photo has a comments section, where I’ve come across people having conversations about the history of a certain photograph or discussing a particular photographic technique.

While “The History of Russia” is aimed at Russians, anyone can join the online dialogue or upload a relevant photograph: you only need to register with a valid email address. Or, simply scroll through the pages and take in all the decades upon decades of family dinners, studio portrait sessions, Soviet-era architecture, and much, much more.

Leo Tolstoy reading in the circle of relatives and friends in Yasnaya Polyana, taken by an unknown photographer in 1887 (photo courtesy Moscow’s Multimedia Art Museum)

Scene from a funeral by an unknown photographer (ca 1890–1909) (photo courtesy Moscow’s Multimedia Art Museum)

Group portrait of students (ca 1890–1909) (photo courtesy Moscow’s Multimedia Art Museum)

Peter Pavlov, “The Tsar Bell” (1890–1909) (photo courtesy Moscow’s Multimedia Art Museum)

Unknown photographer, “Konstantin Varlamov” (ca 1890–1909) (image courtesy Moscow’s Multimedia Art Museum)

Mark Redkin, “Removing the plaque ‘Adolf Hitler Street’” (1944) (photo courtesy Fotosoyuz Agency)

Scene from the St. Petersburg School of the Deaf by an unknown photographer (1908) (photo courtesy Russian State Library)

An expedition team chipping snow off a tent in Greenland, taken by an unknown photographer in 1938 (photo courtesy Arctic and Antarctic Museum)

Mark Markov-Grinberg, “Demobilized women soldiers sent their home” (1945) (photo courtesy FotoSoyuz Agency)

Photographs submitted by Russian citizens: at left, portrait of Sophia Lyudvigovna Podobedova (1910) at right, 1900–1915 photo from the archive of Vadim Stolyarov


Videoyu izle: History of Russia 1900-2019 Countryballs (Mayıs Ayı 2022).